Archives
Taraf, 28 Şubat 1997'de Milli Güvenlik Kurulu tarafından açıklanan ve Türkiye'deki birçok alanda dönüm noktası haline gelen post-modern darbe ile ilgili gizli belgeleri yayınladı.Taraf'ın ortaya çıkarmış olduğu bu belgelerin bir kısmını alıntılıyorum.Orjinal adrese buradan ulaşabilirsiniz.
Genelkurmay yazışmaları ve Çevik Bir’in eliyle yazdığı notta, darbe emirlerinin çok gizli tutulması, asla çoğaltılmaması, okunduktan sonra derhal imha edilmesi ve imha edildiğinin bildirilmesi isteniyor, çünkü... Darbe belgeleri, Genelkurmay’ın “Batı Çalışma Konsepti” adı altında dindar kesimin cemaatlerini, derneklerini, okullarını, yurtlarını, mahallelerini ve köylerini fişlediğini kanıtlıyor. Belgelerde “irticacıların” orduya sızmasının önlenmesi, sızanların tasfiyesi ve tasfiye sonrasında sivil hayatta iş bulmalarının engellenmesine yönelik ayrıntılı talimatlar yer alıyor. İrticaî kesimin “şeriat” düzeni getirmek için silahlanmaya başladığı endişesine yer veren belgelerde, bunu önlemek için pompalı tüfek ruhsatlarının yeniden düzenlenmesi kararı var.
Tatil günlerinde rapor gelmiyormuş
Dönemin Kurmay Başkanı Korgeneral Çetin Haspişiren imzalı belgede “Ağrı Belediye Başkanı’nın Atatürk hakkındaki konuşmasını medyadan öğrendik. 2. Jandarma Komutanlığı’nın duyarsız kalması dikkat çekmiştir” denilerek, bölge komutanlıklarının daha dikkatli olmaları uyarısı yapılıyor. Aynı belgede tatil günlerinde raporların Ankara’ya iletilmesinde de aksaklıklar olduğuna dikkat çekilerek bunun giderilmesi isteniyor.
İşte Çevik Bir’in gönderdiği emirden sonra, aksaklıklarla ilgili Jandarma Genel Komutanlığı’nın alt birimlere gönderdiği yazıdan satır başları:
Batı Hareket Konsepti
1- “İrtica tehdidinin daha fazla büyümesini önlemek amacıyla ülke düzeyinde meydana gelebilecek her türlü gelişmeyi sürekli takip ederek alınması gereken tedbirler bakımından ilgili makamları zamanında harekete geçirmek üzere Batı Çalışma Grubu Rapor Sistemi oluşturulmuş ve ilgi (b) ile Batı Hareket Konsepti yayınlanmıştır.
2- Bu duruma göre irticai unsurların faaliyetlerinin sorumluluk bölgesi ayrımı gözetmeksizin devamlı olarak takip edilmesi, elde edilen bilgiler ve meydana gelecek gelişmelerin, vakit geçirilmeksizin üst makamlara bildirilmesi gerekmektedir.
3- Bununla birlikte konu hakkında alınan bazı duyumlar ve meydana gelen bir kısım gelişmeler, önemsiz olduğu düşüncesiyle Jandarma Genel Komutanlığı’na rapor edilmemekte, durum medyadan ve diğer kaynaklardan öğrenilmektedir. En son olarak Ağrı Belediye Başkanı’nın Atatürk aleyhine yaptığı konuşmayla şehirdeki bazı cadde ve meydanların isimlerinin yandaşlarına mesaj verecek şekilde değiştirildiği basından izlenmiştir. Laik ve Demokratik Türkiye Cumhuriyeti’ni yıkmaya yönelik faaliyetlerin alanen yapılması karşısında 2. Jandarma Komutanlığı’nın duyarsız kalması dikkat çekmiştir.
4- J. Gn. K’lığının yurdun en ücra köşesine kadar ulaşan yaygın teşkilat yapısı ve vatandaşlarla olan ilişkileri nedeniyle her türlü gelişmeyi anında tespit edebilecek imkanlara sahiptir. Bu nedenle;
a. Sıralı birlik komutalarınca ilgili personel tekrar uyarılacak, sorumluluk bölgesindeki gelişmelerin yakınen takip edilmesi ve konu hakkında üst makamların zamanında bilgilendirilmesi sağlanacaktır.
b. Polis bölgesinde meydana gelen irticai nitelikli olaylar dahil, önemli olaylar emniyet müdürlükleri/amirlikleri ile koordinede bulunarak rapor edilecek, bu hususta özellikle tatil günlerinde görülen aksaklıklar giderilecektir.
c. Raporlar açık ve anlaşılır şekilde hazırlanacaktır.
5- Her amir tarafından astların bu konuda sözlü olarak uyarılmasını, yukarıda belitilen hususların yerine getirilmesini müteakip emrin imha edilmesini rica ederim.”
Çevik Bir’in elyazısıyla
Dönemin Genelkurmay 2. Başkanı Çevik Bir’in el yazısıyla 12 Eylül 1997’de daha önce Hava, Deniz, Kara, Jandarma ve Harp Akademilerine gönderdiği yazılı emirlerle ilgili olarak bu emirlerin yerine getirilmesinde izlenecek yöntemle ilgili altı maddelik talimatname:
1- Hiçbir kademeye yayınlanmayacak.
2- Kesinlikle fotokopi yapılmayacak.
3- Hiçbir kimseye gösterilmeyecek.
4- Devamlı kilitli kasada bulunacak.
5- Yapılması gereken hususlar bizzat Bölge Komutanı tarafından yapılacak.
6- Yapılan bütün çalışmalar bu dosyanın ekinde bulundurulacak.
Genelkurmay yazışmaları ve Çevik Bir’in eliyle yazdığı notta, darbe emirlerinin çok gizli tutulması, asla çoğaltılmaması, okunduktan sonra derhal imha edilmesi ve imha edildiğinin bildirilmesi isteniyor, çünkü... Darbe belgeleri, Genelkurmay’ın “Batı Çalışma Konsepti” adı altında dindar kesimin cemaatlerini, derneklerini, okullarını, yurtlarını, mahallelerini ve köylerini fişlediğini kanıtlıyor. Belgelerde “irticacıların” orduya sızmasının önlenmesi, sızanların tasfiyesi ve tasfiye sonrasında sivil hayatta iş bulmalarının engellenmesine yönelik ayrıntılı talimatlar yer alıyor. İrticaî kesimin “şeriat” düzeni getirmek için silahlanmaya başladığı endişesine yer veren belgelerde, bunu önlemek için pompalı tüfek ruhsatlarının yeniden düzenlenmesi kararı var.Çevik Bir’in 29 nisan ve 6 Mayıs 1997’de gönderdiği emirlerle ilgili olarak 12 Kasım 1998’de Jandarma Genel Komutanlığı “İrticai faaliyetlerin takibi ve rapor edilmesinde görülen aksaklıklar” başlığı ve “gizli” damgalı bir yazıyla tüm Jandarma Bölge Komutanlıklarını uyarıyor. Aksaklıkların yerine getirilmesini müteakip “emrin imha edilmesi” isteniyor.
Tatil günlerinde rapor gelmiyormuş
Dönemin Kurmay Başkanı Korgeneral Çetin Haspişiren imzalı belgede “Ağrı Belediye Başkanı’nın Atatürk hakkındaki konuşmasını medyadan öğrendik. 2. Jandarma Komutanlığı’nın duyarsız kalması dikkat çekmiştir” denilerek, bölge komutanlıklarının daha dikkatli olmaları uyarısı yapılıyor. Aynı belgede tatil günlerinde raporların Ankara’ya iletilmesinde de aksaklıklar olduğuna dikkat çekilerek bunun giderilmesi isteniyor.
İşte Çevik Bir’in gönderdiği emirden sonra, aksaklıklarla ilgili Jandarma Genel Komutanlığı’nın alt birimlere gönderdiği yazıdan satır başları:
Batı Hareket Konsepti
1- “İrtica tehdidinin daha fazla büyümesini önlemek amacıyla ülke düzeyinde meydana gelebilecek her türlü gelişmeyi sürekli takip ederek alınması gereken tedbirler bakımından ilgili makamları zamanında harekete geçirmek üzere Batı Çalışma Grubu Rapor Sistemi oluşturulmuş ve ilgi (b) ile Batı Hareket Konsepti yayınlanmıştır.
2- Bu duruma göre irticai unsurların faaliyetlerinin sorumluluk bölgesi ayrımı gözetmeksizin devamlı olarak takip edilmesi, elde edilen bilgiler ve meydana gelecek gelişmelerin, vakit geçirilmeksizin üst makamlara bildirilmesi gerekmektedir.
3- Bununla birlikte konu hakkında alınan bazı duyumlar ve meydana gelen bir kısım gelişmeler, önemsiz olduğu düşüncesiyle Jandarma Genel Komutanlığı’na rapor edilmemekte, durum medyadan ve diğer kaynaklardan öğrenilmektedir. En son olarak Ağrı Belediye Başkanı’nın Atatürk aleyhine yaptığı konuşmayla şehirdeki bazı cadde ve meydanların isimlerinin yandaşlarına mesaj verecek şekilde değiştirildiği basından izlenmiştir. Laik ve Demokratik Türkiye Cumhuriyeti’ni yıkmaya yönelik faaliyetlerin alanen yapılması karşısında 2. Jandarma Komutanlığı’nın duyarsız kalması dikkat çekmiştir.
4- J. Gn. K’lığının yurdun en ücra köşesine kadar ulaşan yaygın teşkilat yapısı ve vatandaşlarla olan ilişkileri nedeniyle her türlü gelişmeyi anında tespit edebilecek imkanlara sahiptir. Bu nedenle;
a. Sıralı birlik komutalarınca ilgili personel tekrar uyarılacak, sorumluluk bölgesindeki gelişmelerin yakınen takip edilmesi ve konu hakkında üst makamların zamanında bilgilendirilmesi sağlanacaktır.
b. Polis bölgesinde meydana gelen irticai nitelikli olaylar dahil, önemli olaylar emniyet müdürlükleri/amirlikleri ile koordinede bulunarak rapor edilecek, bu hususta özellikle tatil günlerinde görülen aksaklıklar giderilecektir.
c. Raporlar açık ve anlaşılır şekilde hazırlanacaktır.
5- Her amir tarafından astların bu konuda sözlü olarak uyarılmasını, yukarıda belitilen hususların yerine getirilmesini müteakip emrin imha edilmesini rica ederim.”
Çevik Bir’in elyazısıyla
Dönemin Genelkurmay 2. Başkanı Çevik Bir’in el yazısıyla 12 Eylül 1997’de daha önce Hava, Deniz, Kara, Jandarma ve Harp Akademilerine gönderdiği yazılı emirlerle ilgili olarak bu emirlerin yerine getirilmesinde izlenecek yöntemle ilgili altı maddelik talimatname:
1- Hiçbir kademeye yayınlanmayacak.
2- Kesinlikle fotokopi yapılmayacak.
3- Hiçbir kimseye gösterilmeyecek.
4- Devamlı kilitli kasada bulunacak.
5- Yapılması gereken hususlar bizzat Bölge Komutanı tarafından yapılacak.
6- Yapılan bütün çalışmalar bu dosyanın ekinde bulundurulacak.
CHP'nin İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kemal Kılıçdaroğlu, yeri geldiğinde eski ayakkabılarıyla İstanbul'u gezen, yeri geldiğinde Kağıttepe'ye çıkan :), yeri geldiğinde de sonu gelmeyen dosyalarıyla gündem yaratan bir isim haline geldi.Kılıçdaroğu'nun bu kezde Sahte Seçmen olduğu ortaya çıktı.Hemde kendi partisinden...
Seçimlere 1 ay kala CHP'nin haneye kayıtlı seçmenleri belirlemek için açmış olduğu www.sahtesecmen.org adresinde, Kemal Kılıçdaroğlu'nun kimlik numarası ve doğum yılının girildiğinde, böyle bir seçmenin kaydı bulunmadığı şeklinde bir cevap geldiği öğrenilmiş.Daha sonra Kılıçdaroğlu'nun, YSK'nın web sitesindeki seçmen sorgulamada da isminin sorgulandığını ve yanlış adres verdiği belirtildi.
Geçtiğimiz günlerde Amsterdam'da düşen THY uçağı ile ilgili olarak Pilotlar Derneği , biraz önce açıklama yaptı.Dernek, kazanın asıl sebebinin iddia edilenlerin aksine motor durduğundan değil, kulenin hatasından kaynaklandığını öne sürdü.Diğer açıklamalar da şu şekildeydi:"Yakıt bitti iddiaları gibi gülünç iddialar gündeme geliyor. Bu uçak yere düştüğü zaman 4100 kilogram yakıt vardı. Yani Bu uçakta Köln'e gidip orada yarım saat çalışabilecek durumda yakıt vardı.
Uçak 1 dakikada 1500 metre düşecek hıza ulaşmış. Motor durmasında bu şekilde bir düşme ihtimali yok.
Önden inen büyük bir uçak varsa bu kazaya sebep olan bizim pilotlarımız mıdır? Bu iddiaları destekleyen elimizde bulgular var.
Başka bir uçak dakika önce piste iniş yapmıştı. Piste iniş yapan uçak bu iddialarla ilgili en tehlikeli olanı... Yani vekt türbülans durumu söz konusu... Bu başka bir uçağın hava akımına kapılma anlamına gelmektedir."
Bu yazımda daha önceleri de zaman zaman eleştirmiş olduğum Aydın Doğan ve yönetimindeki onlarca Televizyon kanalı ve Gazeteyi barındıran Doğan Yayın Holding hakkında son zamanlarda öne çıkan haberlere ilişkin düşüncelerimi aktarmak isterim.
Vergi kaçakçılığı iddiasıyla Maliye Bakanlığı tarafından 826 Milyon TL para cezasına çarptırılan Doğan Yayın Holding'in şu günlerde oldukça sıkıntılı günler yaşadığını rahatça söyleyebiliriz tabiki.Bu ceza karşısında bir vatandaş olarak tarafsız kalmak ve hatta üzülmek gerekir.Ancak verilen para cezası basit bir rakam değildir ve dolayısıyla bu cezaya neden olan olayda öyle hafife indirgenecek nitelikte değildir.Eğer böylesine bir usulsüzlük, kaçakçılık veya adı her neyse, Devletin bu suç karşılığında hakedilen cezayı son kuruşuna kadar alması haktır!
Hatırlarsanız geçtiğimiz aylarda Başbakan ve Aydın Doğan hakkında sözlü atışmalar gerçekleşmişti.Doğan Gurubu bünyesinde hizmet veren gazeteler, Almanya'daki Deniz Feneri Davası'na Erdoğan'ın da adını karıştırmış ve Başbakan'ın bu kurumdan para aldığı iddialarını öne sürmüştü.Başbakan'da bu olaya oldukça sert bir tepki vermiş, Aydın Doğan - Tayyip Erdoğan atışmaları gündemden düşmemişti.
Tabii bu atışmalardan ötürü, verilen bu ceza Başbakan tarafından alınması istenen bir rövanş olarak düşünülmüş ve hatta Star TV Ana Haber sunucusu Uğur Dündar tarafından tehditler savrulmuştu.Bu mesele her ne kadar rövanş niteliğinde düşünülsede ben Türkiye Cumhuriyeti'nin kurumlarının, her kim için olursa olsun kişisel meselelerden ötürü böyle bir noksanlık yapacağına inanmıyorum ve böyle düşünmenin de kurumlara güven açısından tehlikeli olacağını düşünüyorum.
ALPER ERİN
Etiketler:
Doğan Holding Haberleri · Doğan Holding Vergi Kaçakçılığı · Doğan Yayın Holding · DYH · Yazarlar
Türk Hava Yolları'na ait Tekirdağ adlı uçak, Hollanda'nın Amsterdam kentinde Schiphol havaalanına inişi sırasında düştü.Son günlerde artan uçak kazalarına bugünde bir yenisi eklendi.İçinde 127 yolcu ve 7 mürettebatın bulunduğu uçak, düştüğü sırada üçe bölündü. Hollandalı yetkililer, İstanbul-Amsterdam seferini yaparken Schiphol havaalanına inişe geçtiği sırada kaza yapan THY'nin "Tekirdağ" isimli uçağında bulunan 3'ü mürettebat 9 kişinin hayatını kaybettiğini bildirdi.
AA'nın haberine göre, kazanın meydana geldiği havaalanında bugün ikinci kez basın toplantısı düzenleyen resmi yetkililer, kazada yaralanan 84 kişinin 11 farklı hastaneye sevk edildiğini söylediler. Yetkililer, 6 kişinin durumunun kritik olduğunu kaydettiler. Hollandalı yetkililer, 31 kişinin yaralarının niteliğinin henüz belirlenemediğini ifade ettiler.
3 Büyükler dağılmaya devam ediyor.Denizlispor'a ve Gençlerbirliği'ne yenilen Fenerbahçe'den sonra, Galatasaray kendi sahasında Kocaelispor'a 5-2 mağlup oldu ve zirve mücadelesini zora soktu.Ligin 17. sırasında bulunan Kocaeli'ye farklı bir şekilde mağlup olan Galatasaray'ın ve Denizli, Gençlerbirliği gibi takımlar karşısında gerçek gücünü gösteremeyen Fenerbahçe'nin bu sezon şampiyonluk şansının zor olduğunu düşünüyorum ve bu sene Şampiyonluk şerbetini bir Anadolu takımının içeçeğini düşünüyorum.Özellikle 2.yarı eski formundan düşen 3 büyükler büyük bir ihtimalle bu sezon şampiyonluğu ya Sivas'a yada Trabzonspor'a kaptıracak.Örneğin 3 Büyükler yenilirken, Sivas sinsice bir şekilde liderliğini sürdürüyor.Bugünkü Eskişehirspor maçında 1-0'lık almış olduğu galibiyetle 45 puana yükseldi ve Trabzon'la puan farkını 3'e çıkardı.
Aslında bu sene bende bir Anadolu takımının şampiyon olmasından yanayım.Hem lige ayrı bir tat vereceğine hem de Turkcell Süper Lig'in kalitesini artıracığını düşünüyorum.
Etiketler:
Anadolu Takımları · Fenerbahçe Maçları · Galatasaray - Kocaelispor · Galatasaray Maçları · Sivasspor Fikstürü · Spor
Savunma Sanayii ile ilgili son olarak yüzde yüz yerli imkanlarla üretilen Ejder isimli 6x6 zırh aracından bahsetmiştik.Savunma Sanayii Müsteşarlığı 2009 yılı itibariyle üretimlerini Türk Savunma Şirketleri aracılığıyla sağlayacak, kısaca yurtiçi geliştirme modeli ele alınacak.2009 yılı Yerli Savunma Sanayii için unutulmaz bir yıl olacak çünkü hazırlanan 24.3 Milyar TL'lik sözleşme bedelinin yüzde 58'lik bir bölümü tamamen yerli şirketlere ayrılacak.Yüzde 24'ü ortak yapıma ayrılırken, yüzde 16'lık kısım ise hazır alım için harcanacak.Son olarak geri kalan yüzde 2'lik bölümü de konsorsiyumlar tarafından yapılacak.
Ayrıca üretimlerde AR-GE (Araştırma - Geliştirme) modelini de ele alacak olan Savunma Sanayi Müsteşarlığı'nın gündeminde 49 proje olduğu bildiriliyor.
Yapılan bu değişiklikler sonucunda Türkiye'de yerli üretim gelişecek ve savunma konusunda kendi üretimini yapan ve dışa bağımlı olmayan bir ülke haline gelecek.
Etiketler:
Güncel Başlıklar · Savunma Sanayii Müsteşarlığı · Yerli Savunma Sanayii · Yerli Üretimler
Yerel Seçimlere doğru adayların açıklanmasıyla birlikte Partiler kadın adaylara da gereken önemi vermeye çalışıyorlar.29 Mart'taki yerel seçimlere en az kadın milletvekilini DSP çıkarırken, en fazla kadın adayı DTP çıkarıyor.Zaten adaylarının büyük bir çoğunluğu da bayanlardan oluşan Parti, seçimlerde kadın adaylara ağırlık vermiş.Uzun bir süre sesi çıkmayan Saadet Partisi de tam 9 başkan adayı çıkararak DTP'den sonra en çok kadın aday çıkaran isim oldu.Saadet Partisinde en fazla adı duyulan isim de Çankaya Belediye Başkanı Adayı olan Esra Acun.Kendisine büyük önem verilen Acun'un, bu seçimlerde SP'nin kilit isimlerinden biri olması bekleniyor. İşte kadın aday çıkaran partilerin tam listesi.

Mail adresime Pana Film'den posta gelmiş.Bazı medya kuruluşlarının haberlerine rağmen, tam emin olamadığım için burada belirtmedim.Bana gelen e-Posta'da aynen şunlar yazıyordu:Heyecanlı bekleyiş sona eriyor! Büyük gün 5 Mart!
Ekranların efsane dizisi Kurtlar Vadisi Pusu, verdiği aranın ardından 5
Mart Perşembe akşamı Show TV ekranlarına bomba gibi dönüyor! Macera kaldığı
yerden hızını kesmeden devam ediyor.
5 Mart Perşembe akşamı yine nefesler tutulacak, yine tüm Türkiye Kurtlar
Vadisi Pusu'ya kilitlenecek.Heyecanla izlemiş olduğum dizi biraz geç başlayacak ama beklemeye değer tabi.Umarım sezon finalini de geç yaparlar.Maliye Bakanlığı tarafından, vergi kaçakçılığı yaptığı gerekçesiyle 826 Milyon TL para cezasına çarptırılan Doğan Yayın Holding'in hisseleri düşmeye başlamış bile.2 gün içinde 177.74 oranında düşüş yaşayan Doğan Holding'in Petrol Ofisi ise 7.26 oranında geriledi.Üstelik şimdi de Aydın Doğan için 3 yıllık hapis cezası istemi gündemde.Ortalık böylesine çalkalanırken, Doğan Holding sesini güçlü medyasıyla duyurmaya devam ediyor.Önceki günlerde Star Ana Haber'de suçlamaların reddedilmesinden sonra, bu kezde Uğur Dündar, (M.Ali Birand'da konuşabilirdi ancak Uğur Dündar, halkın sevgisini ve güvenini kazanmış bir isim olarak) çıktı ve R.Tayyip Erdoğan'a ateş püskürdü.AKP'nin sorunlarını, devletin kurumlarıyla hallettiğini öne süren (okuyan) Dündar, AKP ile ilgili yıpratıcı haberlerin Aydın Doğan'ın isteğiyle yayınlanmadığını da iddia etti.İşte Doğan Holding'in 4 dakikalık makalesi...
|VİDEO|
Van'ın Gevaş ilçesinde yaşayan güvenlik görevlisi, sobaya bağladığı sistemle, evindeki tüm musluklardan, şofbenli evlerde olduğu gibi sıcak su akmasını sağladı.Gevaş'ta yaşayan 5 çocuk babası güvenlik görevlisi Yaşar Kırcı,(42), Gevaş Kaymakamlığının Gevaş Bilim Teknolojileri Projesi (GEBİTEP) kapsamında kaymakamlıktan aldığı destekle, sobayı şofben gibi kullanarak, burada ısınan suyu evin mutfağına ve banyosuna taşımak için sistem kurdu.
Kırcı, ''Sıcak su elde etmek için boru dirseğinin içine iki boru yerleştirdim. Soba yandığında bu borular sayesinde suyumuz banyoya yerleştirdiğimiz depoda birikiyor. Soba yandıkça su depolanıyor. Saatte 60 litre sıcak su elde etmiş oluyoruz. Evimizde sürekli sıcak su bulunmaktadır. Bu sistem şofben gibi su üretiyor. Banyoda depomuz var. Depodaki sıcak su mutfağa, banyoya ve lavaboya gidiyor'' dedi.Kırcı, sistemin her sobaya uygulanabileceğini, maliyetinin 300 TL olduğunu belirtti.
Sabah
İSKİ (İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi)'nin yaptığı açıklamada Barajlardaki doluluk oranlarına da değinildi.Yapılan açıklamaya göre barajların doluluk ortalaması %70,13 olarak belirtildi.Son yapılan analizlerde geçen yıl da dahil en yüksek seviye Şubat ayına ait.İşte grafikler:
Yapılan açıklamalara göre bu yaz su sıkıntısı olmayacak.Ama yine de su israfından kaçınılması gerektiği bildiriliyor.
Bugün itibari ile kendi çapımda yazarlığa da başlamış bulunuyororum.Aynı blogda olduğu gibi genel - güncel olayları burada değerlendireceğim.29 Mart Yerel Seçimlerin yaklaştığı şu günlerde, aslında henüz 1 aydan fazla bir zaman olmasına karşın, gündemde sürekli bu konudan bahsediliyor.Haberleri şöyle bir açtığınızda ya Ergenekon'la yada seçim ile bir haberi görürsünüz mutlaka.Çarşıya çıkıp, vatandaşa, "bu seçimleri kim alır" deseniz ilk üçü çok rahat sayabilecektir.Aslında bunu bugün şehir şehir dolaşıp, yüzyüze görüşerek seçim kalitesinde doğru sonuçlar veren bir yol var, o da hepimizin bildiği anketler.
Son 1 aydan bu yana kaç kişi anket yapmış diye sorsanız, şüphesiz binlerce çıkabilir.Öyle bir anket yoğunluğu varki hatta ben bile yaptım.Sağolsunlar ziyaretçi küçükte olsa emek gösterip siyasi görüşünü belirtmiş.Ama kıyıda köşede iki parti ismi yazarak yayınlananlar anket olsa bile seçim anketi olamaz elbette.Ancak, bu işe hakikaten emek verip, düşük yanılma oranlarıyla sonuç veren şirketleri hafife almamak lazım.Mesela, Genar Araştırma Şirketi, ne zaman önemli bir anket yapsa, bu anketlere blog'da yer veririm.Hatta son olarak 2009'un başlarında 'Genar Türkiye Toplum Siyaset Araştırması' adlı ankete de yer vermiştim.
Bu seçimlerde de genel sıralama büyük bir ihtimalle değişmeyecek gibi görünüyor.Çünkü CHP'nin oyları zaten belli.Ayrıca çarşaflıların da pek bir katkısı olacağını düşünmüyorum bu işe.Yalnız Halk Partisi'nin seçim yönünden geleceğini pek sağlam göremiyorum.Çünkü CHP'nin diğer rakiplerine göre çok fazla genç nüfusu yok.Ve öyle tahmin ediyorum ki birdahaki Genel Seçimlerde CHP bu açıdan büyük sıkıntılar çekecektir.
MHP deseniz, nasıl olsa benim yerim belli deyip, seçimlere emek vermiyor.Aslında İktidar ve Ana Muhalefet hariç hiç bir Parti'de seçim heyecanı göremiyorsunuz.Sanki koltukları belli başlı bir şekilde ayarlanmış ve seçim günü kendileri için ayrılan o koltuklara oturacaklar.Hele MHP, gibi bir partinin en azından Ana Muhalefet'e yerleşme gibi bir çabası olmalı aslında.Şurada kalkıp bir araştırma yapsanız, genç nüfusun büyük bir çoğunluğu MHP'den çıkacaktır.E bu bilmediğimiz birşey de değil zaten.MHP'nin elinde bu kadar genç varken, seçimlere doğru bu gençliği neden kullanamıyor acaba? Gencin gücü, yaşlının tecrübesi demişler sonuçta.
AKP'ye gelecek olursak, İktidar'ın tabanı bu seçimlerde de oldukça sağlam.AK Parti bu seçimlerde %50'yi aşmak ve gücünü göstermek istiyor.Genar'ın yapmış olduğu ankette AKP, Genel Seçimlerde olduğu gibi %47'lerde seyrediyor.Yapılan bu yardımlarla belkide %3'lük fark kapanmak istiyor.
Herzaman söylerim aslında.Değil Türkiye, tüm Dünyada yapılan siyaset ile mutlaka menfaat ilişkisi vardır.Menfaat için uğraşmayan bir siyasi gösterin bana...Bulamazsınız...Mesela en basitinden şöyle vurgulalayım.İktidar ne için çalışır? Ülkenin gelişmesi için.Peki İktidar'ın bundan çıkarı nedir? Ülke gelişirse, refah yükselir, halk mutlu olur ve oylar çoğalır.Bunun sonucunda İktidar gittikçe yükselir.Peki muhalefet'in görevi nedir? Ne şekilde bir icraat olursa olsun, mutlaka kötü bir yönünü bulup, İktidar'a yüklenmektir.Bu sayede halkın sevgisini kazanmaktır.
Kısaca yapılan anketlerin büyük bir çoğunluğu, oylamaların aynı Genel Seçimdeki gibi olacağını gösteriyor.Ama seçime yakın yapılacak olan bazı sürprizler bu büyüyü bozabilir.
Alper ERİN
Başbakan'ın Davos'taki haklı tavrından sonra, İsrail'in Kara Kuvvetleri Komutanı Avi Mizrahi, ülkemize yönelik ağır hakaretlerde bulunmuştu.Avi, Türkiye’nin yıllar önce Ermenilere dünyanın en büyük katliamlarından birini yaptığını öne sürerek, aynı politikanın bugün de Kürtler üzerinde sürdürüldüğünü iddia etti.Ayrıca Mizrahi, İsrail’i Filistin topraklarını işgal etmekle suçlayan Erdoğan’ı Türkiye'nin, Kıbrıs’ın kuzeyini on yıldır işgal ettiğini iddia etti.Bu açıklamaların ardından Dışişleri, İsraile nota verdi.Yani bir anlamda İsrail'e gözdağı vermek istedi.Genelkurmay ise, Mizrahi'nin sözlerinin kabul edilemez olduğunu ve açıklama beklediklerini kaydetti ve şu açıklamayı yaptı:
"13 Şubat 2009 günü İsrail Kara Kuvvetleri Komutanı'nın uluslararası bir toplantıda yapmış olduğu konuşmaya ilişkin bazı sözler basında yer almıştır.
Basında yer aldığı şekliyle ve söz konusu kişiye atfedilen sözlerin gerçekleri saptıran, maksadını aşan, talihsiz, hiçbir şekilde kabul edilemez, bulunduğu görevin yetki ve sorumluluklarıyla bağdaşmayan ve en önemlisi de iki ülke arasındaki milli menfaatlere zarar verebilecek boyutta ifadeler olduğu değerlendirilmiştir."
Ve 14 Şubat Sevgililer Günü Geldi Çattı.Her yıl Şubat ayının 14'ünde gerçekleşen bu özel gün, birbirini sevenlerin kendilerine küçük veya büyük hediyeler alarak mutlu olmalarıdır diyebiliriz.İşin duygu tarafını bir kenara atarak, 14 Şubatta en ucuza neler yapılır onlardan bahsedeceğim.
Uçacaklar için
Birde Televizyonda görmüştüm, ucuz fiyata buzdolabı,bulaşık makinesi gibi beyaz eşya veriyorlar.O da güzel bir hediye olabilir.Sevdiklerine ulaşamayanlar içinde kısa bir çalışma yaptım.Mail ile gönderebilirsiniz :)
Uçacaklar için
Sevgilisiyle birlikte bu özel günü yurtdışında geçirmeyi planlayanlar, Türk Hava Yolları'nın indirimli seferlerini kullanabilirler.Eğer THY ile uçmayı planlıyorsanız, sevgilinizi 1 Euro'ya uçurabilirsiniz. (Ayrıntılı Bilgi)
1 Buket çiçek yeter diyenler
Madem ki çiçek alacaksınız, bari bir anlamı olsun.Alacağınız çiçeğin neyi ifade ettiğini bilerek, duygularınızı ifade edebilirsiniz. (Ayrıntılı Bilgi)
Pırlantacılar
Birçok pırlanta şirketi Sevgililer Günü'ne özel fiyatlarla alıcı bekliyor.(Ayrıntılı Bilgi)
Birde Televizyonda görmüştüm, ucuz fiyata buzdolabı,bulaşık makinesi gibi beyaz eşya veriyorlar.O da güzel bir hediye olabilir.Sevdiklerine ulaşamayanlar içinde kısa bir çalışma yaptım.Mail ile gönderebilirsiniz :)
Ve nihayet Pana Filmden açıklama geldi.Uzun süredir hangi kanala geçeçeği merak konusu olan Kurtlar Vadisi Pusu dizisi hakkında, bugüne kadar birçok internet sitesi ve medya kuruluşları bol keseden atıp tuttular.Ancak sonunda Pana Film, Kurtlar Vadisi Pusu'nun resmi sitesi olan www.kurtlarvadisi.com adresinde yeni bölümlerin müjdesini verdi ve dizinin Show TV ile devam edeceğini açıkladı.İşte Pana Film'in o açıklaması:
"Kurtlar Vadisi Pusu’nun yeni bölümleri çok yakında, Show TV’de! Ekranların efsane dizisi Kurtlar Vadisi Pusu, verdiği aranın ardından yine Show TV ekranlarına bomba gibi dönecek! Sabırsızlıkla beklenen Kurtlar Vadisi Pusu, izleyicileriyle yine kendi gününde, kendi saatinde, kendi kanalında buluşacak. "
En çok güvendiğim ve sevdiğim Haber sitesi Haber7.com, maalesef beni bugün aşırı derecede şaşırttı.Biraz önce herzamanki gibi gündemi incelerken, ilk girdiğim web adresi olan Haber7'den Kimler Askerlikten Muaf Tutulacak? başlığında bir haber yayınlamıştım.Hatta kısa yazının ardından, bu haberle ilgili de kendilerine link vermiştim.Ancak Haber7'nin Foto galerisinde Goril benzeri bir hayvan vardı ve üzerinde 'Evrimin 200 Yılı' yazıyordu.Yazıyı gördüğümde resmen şoke oldum.Hem yazıda asla kabullenilemeyecek 'Evrim' yazısı, hemde arkaplan resminde maymungillerden Goril bulunuyordu.
"And olsun, Biz insanı çamurun özünden yarattık. Sonra onu sağlam bir karar yerinde (rahim) bir nutfe yaptık. Sonra nutfeyi aleka halinde, alekayı mudga halinde yarattık. Mudgayı da kemik halinde yarattık; kemiklere ise et giydirdik. Sonra da onu bambaşka yaratışla inşa ettik. Yaratıcıların en güzeli olan Allah’ın şânı en yücedir."
Büyük bir şaşkınlıkla haberin ayrıntısına girdim.Aslında haberin içeriğinde geçmişten bugüne gelişen bazı araç ve gereçlerin resimleri bulunuyordu.Yani içerikte herhangi bir sorun yoktu.Ancak Haber7'nin, Ana Sayfasına böyle kabul edilemez bir üslupla bu resmi koyması beni resmen çileden çıkardı.Acaba bu fikir bir hit kaygısından ötürümü doğmuştu bilinmez, ama sebebi her ne olursa olsun, Haber7 böyle yapmakla atalarımızın, dedelerimizin birer maymundan ileri geldiği düşüncesine kasten veya kasıtlı olmayarak destek vermiştir bir anlamda.Şimdi belkide Türkiye'de evrim adına yayın yapan web sitesi, forum veya bloglar bu konuda Haber7'yi kaynak göstererek Evrim Teorisini insanlara aşılamak isteyeceklerdir.Birkez daha Haber7.com'u kınıyor ve herkesten özür dilemelerini istiyorum...İşte bunlarda Haber7 okuyucusunun tepkileri:
Yazımı bitirmeden önce Kuran'ı Kerim'den Mü'minun süresinin 12-14. ayetlerini belirtmek isterim:
"And olsun, Biz insanı çamurun özünden yarattık. Sonra onu sağlam bir karar yerinde (rahim) bir nutfe yaptık. Sonra nutfeyi aleka halinde, alekayı mudga halinde yarattık. Mudgayı da kemik halinde yarattık; kemiklere ise et giydirdik. Sonra da onu bambaşka yaratışla inşa ettik. Yaratıcıların en güzeli olan Allah’ın şânı en yücedir."
Askerlik Kanunu'nda değişik yapılmasına ilişkin husus, kabul edildi.Resmi Gazete'de yayınlanan yeni yasaya göre Şehit olanların kardeşleri ve çocukları Askerlik'ten muaf tutulacak.
Baba veya annesinin müştereken anlaşamadıkları veya her ikisinin de ölmüş olması durumunda; öncelikle silah altında olan kardeşi varsa, istekli olması halinde terhis edilecek. Silah altında kardeşi yoksa veya silah altında olan kardeşi terhis olmak istemezse, askerlik hizmeti sırası gelen ilk kardeş, istekli olmadıkça askerliğe alınmayacak.
Askerlik yaparken, Terörle Mücadele Kanunu kapsamında hayatını kaybeden yükümlülerin çocukları ile aynı anne ve babadan olan kardeşlerinin tamamı, istekli olmadıkça askerliğe alınmayacak, askerlik yapanlar ise istekleri halinde terhis edilecek.
'Sadece gerçekler' sloganıyla yayın yapan Samanyoluhaber, gerek haberlerindeki doğruluklarıyla gerekse tasarımıyla herzaman dikkatimi çeken bir adres olmuştur.Aynı şekilde Zaman Gazetesi'de Ciddi habercilik anlayışını hiçbir zaman yitirmiyor ve kesinleşmeyen haberleri yayınlamamaya özen gösteriyor.Samanyoluhaber.com adresine herzaman girmesemde önemli olayların ayrıntısına buradan bakarım.Biraz önce siteye girdiğimde, bir resim gördüm ve resimde Sadece Yalanlar yazıyordu.Sloganın tam aksine yazılmış olan bu yazı dikkatimi çekmişti.Girdim, gördüm ve inceledim.Sayfanın içeriğinde, daha önce ortaya atılıp, sonraları yalanlanan haberler bulunuyordu.Haberlerinin birçoğunda da Doğan Medyasının yalanlanan iddiaları bulunuyor.İncelemenizi tavsiye ederim.İşte Adres: http://www.samanyoluhaber.com/yalan_haber.html
Taraf Gazetesinin genç yazarı, Rasim Ozan Kütahyalı, Kurtlar Vadisi ile ilgili yazmış olduğu yazılardan ötürü Pana Film'in tepkisini çekmiş ve oldukça sert bir cevap almıştı.Hatta bende bu olayı sıcağı sıcağına blogumda vermiş ve 'Pana Film Küplere Bindi!' başlığıyla okuyucuya duyurmuştum.Ozan Kütahyalı adlı yazar, Pana Filmin bu tepkisinden önce, 'Ergenekon'un Tv Projesi Kurtlar Vadisi', Ergenekon - Kurtlar Vadisi ve Ak Parti, Kurtlar Vadisi - Atilla Uğur ve darbe girişimleri, Jitem'in Kurtlar Vadisi Operasyonu gibi yazılarla sıkça Kurtlar Vadisi'ni eleştirmiş ve dizinin senaryosunun bazı subaylardan aldığını öne sürmüş.Hatta, "AKP'nin yanında gibi görünen Kurtlar Kadrosu, aslında Hükümet'i yıkmak isteyenler ile ittifak içinde" şeklindeki sözleriyle diziyi Ergenekon ile ilişkilendirmiş.
Pana Film'de iddialarla ilgili yaptığı açıklamada bu yazar ile ilgili aynen şunları söylemişti:"...Son bir not da Taraf Gazetesi’nin çok yakından tanıdığımız yöneticilerine: Henüz donunu giymemişe köşe yazdırırsanız böyle olur, sadece kendi altına yapmaz ortalığı da berbat eder! Lütfen çocuğunuza sahip çıkın!"
Ardından Ozan Kütahyalı, bugün (11.02.2009) yine Kurtlar Vadisi ile ilgili bir yazı yazmış.Yazılarının tümüne bakıldığında sürekli eski Kurtlar Vadisi'ne değinmiş ve dizinin Osman Sınav'dan sonra senasyosunda önemli değişiklikler olduğunu iddia etmiş.İşet Ozan Kütahyalı'nın bugün yazmış olduğu, 'Kurtlar için İtiraf Zamanı' adlı yazısında bahsettiği açıklaması:
“Raci Şaşmaz ile Osman Sınav, dizide yer alan devlet-mafya-güvenlik güçleri arasındaki ilişkilerle ilgili argümanlar Jandarma İstihbarat Başkan Yardımcısı Albay H.A.U’dan almaktadır. U, 9 Ekim 2003’te Jandarma Genel Komutanlığının 0312 278... no’lu telefonundan, Sınav’ın 0532 312... no’lu cep telefonunu aramıştır.”
“Raci Şaşmaz ile Osman Sınav, dizide yer alan devlet-mafya-güvenlik güçleri arasındaki ilişkilerle ilgili argümanlar Jandarma İstihbarat Başkan Yardımcısı Albay H.A.U’dan almaktadır. U, 9 Ekim 2003’te Jandarma Genel Komutanlığının 0312 278... no’lu telefonundan, Sınav’ın 0532 312... no’lu cep telefonunu aramıştır.”
Ozan Kütahyalı bu yazılarına devam edeceğe benziyor.Benim bu konuda dikkatimi çeken, yazarın Milliyet gibi gazetelerin kaynaklarıyla yazması...Henüz yeni olduğu her tarafından belli olan yazar bakalım önümüzdeki günlerde ne iddialarda bulunacak?
Genelkurmay Başkanlığı tarafından oluşturulan M.Kemal Atatürk'ün ebedi istirahat mekanı olan Anıtkabir'in internet sitesinde, gezip göremeyenler için sanal müze hazırlanmış.Atatürk'ün kişisel eşya ve kitaplarına da ulaşabileceğiniz siteye buradan ulaşabilirsiniz.
Amerika'nın istihbarat servisi CIA (Central Intelligence Agency)'in sitesinin The World Factbook adlı sayfasında bulunan ülkeler hakkındaki bölümde, Türkiye ile ilgili bir yanlış yapılmış.Sayfada Türkiye seçildiğinde Ülkemizin geçmişinden bugüne kadar süregelen önemli olaylardan bahsedilmiş.Özellikle Askeri ağırlıklı olan bilgilerde geçmişte yapılan darbelerden ve gelişen savunma sanayisi vurgulanmış.Ancak CIA, yaptığı ufak bir yanlıştan ötürü Türkiye gündemine düştü.The World Factbook adlı sayfanın Türkiye bölümünde Devlet başlığı altında Siyasi Partiler ve Liderleri hakkında kısa bilgi verilmiş.Ancak işin ilginç yanı Zeki Sezer önderliğindeki DSP'nin liderinin, Ahmet Türk, ve DTP'nin liderinin de eski genel başkan Nurettin Demirtaş olduğu belirtilmiş.Demek ki Orhan Baba boşuna dememiş "Hatasız Kul Olmaz" diye...
Sonunda Pana Film sessizliğini bozdu ve Kurtlar Vadisi'nin sitesine yeni bir yazı ekledi.Ancak bu yazı dizinin gidişatıyla ilgili değil, herzaman ki gibi uğradığı iftiralardı.Pana Film yöneticileri bu kez öyle sinirlendi ki aleyhlerine yapılan iddiaları aşağılık itiraf olarak değerlendirdi.Hatta Taraf gazetesinden tanıdıkları yöneticilere "Henüz donunu giymemişe köşe yazdırırsanız böyle olur, sadece kendi altına yapmaz ortalığı da berbat eder! Lütfen çocuğunuza sahip çıkın!"şeklinde mesaj vererek ortaya atılan iddialara sertçe yanıt verdi.İşte Pana Film'in duyurusunun tam metni:"Yine Kurtlar Vadisi “arada”, yine saldırılar başladı!!!
Yayınlandığı günden beri iftiralara maruz kalan eserimiz ve ekibimiz yine sistemli iftiraların hedefi. İsmini düne kadar bilmediğimiz bir “müfteri”, ismini duyurmak için bizleri kullanma yolunu seçti. Kendisini, vazifesini anlıyoruz!...
Gelelim aşağılık iftiralarına…
Kurtlar Vadisi’ni seyretti mi seyretmedi mi orası meçhul. Ama Kurtlar Vadisi’ni anlamadığı kesin. Kurtlar Vadisi’nin varlık sebebi suç ve suç örgütlerini dramatize etmektir. Kamuoyunu onlara karşı uyarmak, bilinçlendirmektir. Dizinin yayına başladığı günden bugüne, Türkiye’de çok sayıda çete deşifre edilmiş ve kanun karşısına çıkarılmıştır. Türkiye’de hukuk ve hukukun üstünlüğü ise bir dizinin “işi” değil, devletin kurumlarının işidir. Darbe şartları hazırlamanın hükmü kanunda açık şekilde yazmaktadır. Bu şartları hazırlayanlar, “darbe heveslileri”, er ya da geç hukuk karşısına çıkacaktır.
Kurtlar Vadisi dizisi devletin birimleri tarafından manipüle edildiği iftirasıyla hep karşılaştı. Cahilliğin bu kadarına doğrusu pes! Bir dizi yaratılacak, karakterleri yaşatılacak, seyirciye benimsetilecek, bunun için onlarca bölüm hazırlanacak, seyirci teveccüh gösterecek ve darbe şartları oluşacak öyle mi? Açıkçası Kurtlar Vadisi gibi bir fenomen yaratmak darbe yapmaktan daha zor!!! Türkiye’de üç kere darbe yapıldı, ama böyle bir diziden bir tane daha yok!
Birileri bir dönem bu diziyi “ben yapıyorum” ya da “yaptırıyorum” dedi. O günlerde bunları söyleyenlerin hiçbirinin, bugün Kurtlar Vadisi ile alakası yok. Ve üstelik bunların çoğu bu diziye alenen düşmanlık güdüyor.
Bu müfteri, devletin bir kurumunun bu diziyi yaptırdığını, bunun için bilgi verdiğini ve şartlar oluşturduğunu söylüyor. Bu iftirasını kanıtlayacak bir bilgisi-belgesi varsa, buyursun yayınlasın, biz de görelim. Bilgi ve belge olmadan böyle saçmalıklar yazıyorsa, hem cahil, hem müfteri, hem de şereften yoksundur.
Kurtlar Vadisi’nin yapımcısı ve yazarları bellidir. Kurtlar Vadisi’nin yapımcısı Pana Film’dir. Pana Film ya da ortaklarının hiçbirisi, hiçbir kurum ya da kişiden emir, bilgi, belge almamıştır. Bu bize teklif dahi edilemez. Pana Film, bugüne kadar yaptığı işlerde, topluma, devletin ve toplumun çarpıklıklarını anlatmayı, bu çarpıklıkların nasıl giderileceğine dair öneriler sunmayı prensip edinmiş, bunu da başarmıştır.
Bu müfteri, bu ülkede aşağılanmış, dışlanmış, yok sayılmış, ikinci, beşinci, onuncu ilan edilmiş olabilir. Biz kendisiyle bu duyguları paylaşmıyoruz… Her zaman bu millet tarafından teveccüh görmüş, kendisini bu ülkenin asli-vazgeçilmez vatandaşları ve evlatları olarak kabul ettirmiş, bu devletin gerçek sahipleriyiz. Maruz kaldığımız iftiraların hesabını ise yargı önünde soracağız.
Son bir not da Taraf Gazetesi’nin çok yakından tanıdığımız yöneticilerine: Henüz donunu giymemişe köşe yazdırırsanız böyle olur, sadece kendi altına yapmaz ortalığı da berbat eder! Lütfen çocuğunuza sahip çıkın!"
Yayınlandığı günden beri iftiralara maruz kalan eserimiz ve ekibimiz yine sistemli iftiraların hedefi. İsmini düne kadar bilmediğimiz bir “müfteri”, ismini duyurmak için bizleri kullanma yolunu seçti. Kendisini, vazifesini anlıyoruz!...
Gelelim aşağılık iftiralarına…
Kurtlar Vadisi’ni seyretti mi seyretmedi mi orası meçhul. Ama Kurtlar Vadisi’ni anlamadığı kesin. Kurtlar Vadisi’nin varlık sebebi suç ve suç örgütlerini dramatize etmektir. Kamuoyunu onlara karşı uyarmak, bilinçlendirmektir. Dizinin yayına başladığı günden bugüne, Türkiye’de çok sayıda çete deşifre edilmiş ve kanun karşısına çıkarılmıştır. Türkiye’de hukuk ve hukukun üstünlüğü ise bir dizinin “işi” değil, devletin kurumlarının işidir. Darbe şartları hazırlamanın hükmü kanunda açık şekilde yazmaktadır. Bu şartları hazırlayanlar, “darbe heveslileri”, er ya da geç hukuk karşısına çıkacaktır.
Kurtlar Vadisi dizisi devletin birimleri tarafından manipüle edildiği iftirasıyla hep karşılaştı. Cahilliğin bu kadarına doğrusu pes! Bir dizi yaratılacak, karakterleri yaşatılacak, seyirciye benimsetilecek, bunun için onlarca bölüm hazırlanacak, seyirci teveccüh gösterecek ve darbe şartları oluşacak öyle mi? Açıkçası Kurtlar Vadisi gibi bir fenomen yaratmak darbe yapmaktan daha zor!!! Türkiye’de üç kere darbe yapıldı, ama böyle bir diziden bir tane daha yok!
Birileri bir dönem bu diziyi “ben yapıyorum” ya da “yaptırıyorum” dedi. O günlerde bunları söyleyenlerin hiçbirinin, bugün Kurtlar Vadisi ile alakası yok. Ve üstelik bunların çoğu bu diziye alenen düşmanlık güdüyor.
Bu müfteri, devletin bir kurumunun bu diziyi yaptırdığını, bunun için bilgi verdiğini ve şartlar oluşturduğunu söylüyor. Bu iftirasını kanıtlayacak bir bilgisi-belgesi varsa, buyursun yayınlasın, biz de görelim. Bilgi ve belge olmadan böyle saçmalıklar yazıyorsa, hem cahil, hem müfteri, hem de şereften yoksundur.
Kurtlar Vadisi’nin yapımcısı ve yazarları bellidir. Kurtlar Vadisi’nin yapımcısı Pana Film’dir. Pana Film ya da ortaklarının hiçbirisi, hiçbir kurum ya da kişiden emir, bilgi, belge almamıştır. Bu bize teklif dahi edilemez. Pana Film, bugüne kadar yaptığı işlerde, topluma, devletin ve toplumun çarpıklıklarını anlatmayı, bu çarpıklıkların nasıl giderileceğine dair öneriler sunmayı prensip edinmiş, bunu da başarmıştır.
Bu müfteri, bu ülkede aşağılanmış, dışlanmış, yok sayılmış, ikinci, beşinci, onuncu ilan edilmiş olabilir. Biz kendisiyle bu duyguları paylaşmıyoruz… Her zaman bu millet tarafından teveccüh görmüş, kendisini bu ülkenin asli-vazgeçilmez vatandaşları ve evlatları olarak kabul ettirmiş, bu devletin gerçek sahipleriyiz. Maruz kaldığımız iftiraların hesabını ise yargı önünde soracağız.
Son bir not da Taraf Gazetesi’nin çok yakından tanıdığımız yöneticilerine: Henüz donunu giymemişe köşe yazdırırsanız böyle olur, sadece kendi altına yapmaz ortalığı da berbat eder! Lütfen çocuğunuza sahip çıkın!"
Etiketler:
Güncel Başlıklar · Günlük · Kurtlar Vadisi Duyurular · kurtlar vadisi ne zaman başlayacak · Pana Film
Zaman, internet sitesinde yazmış ve Explorer devri sona eriyor demiş.Çokta iyi demiş aslında.Hatta inşallah Explorer dönemi sona erecek.Çünkü bende bu tarayıcıdan nasibini almış biri olarak, IE'den nefret ettiğimi belirtmek istiyorum.Gelelim nedenine.Geçen haftalarda bir tema yüklemiştim.Temanın adı The Daily Inspired'ti ve oldukça fiyakalıya benziyordu.Bu tema için Blue Weed'den de vazgeçmiştim hatta.Çünkü o tema o uyumsuz Internet Explorer'da hatalı görünüyordu.Sidebarlar aşağıya kaymıştı.Neyse Inspired'i yükledikten sonra aslında bu temanın geliştirmeye açık bir tema olduğunu gördüm ve ben gibi rastgele kod bulan bir adamın düzenleyebileceğini zannetmiyordum.Az buz düzenleme yaptıktan sonra bu temayada kıl oldum ve ardından şu anki temam Zinmag Remedy'i yükledim.
Zinmag Remedy göreceğiniz üzere kapkara bir temadır.Ancak onlarca denemelerimin ardından tema ve yazı renklerini değiştirmeyi başardım.Evet Zinmag Remedy hayırlı olsun ama sonradan büyük bir problem ortaya çıktı.
Blogum küflenmeye yüz tutmuş Internet Explorer 6 ve aşağı sürümlerinde iğrenç görünüyordu.Yazıların olduğu alanların kimi büyük kimi küçük, aşağıda, yukarıda, yani anlayacağınız allak bullak görünüyordu.Öyle bir duruma gelmiştim ki ilk tarayıcım olan Explorer sanki düşmanım oldu.Her ne kadar nankörlük yapmışa benzesemde eminim aynı benim gibi IE kullanıpta sonradan çok isyan eden blog yazarı olmuştur mutlaka.
Gelelim Zaman'ın haberine.Windows işletim sistemi sayesinde birçok kullanıcıya ulaşan bu tarayıcı geçen yıla oranla %7 düşmüş ve 67.5 oranına gerilemiş.Değişimin en büyük aktörleri ise habere göre benim gibi Internet Explorer 6'dan Firefox, Safari, Opera gibi tarayıcılara geçenlermiş.Yani Internet Explorer'dan vazgeçemeyenlerin büyük bir çoğunluğu IE 8 sürümünü kullanıyorlar.Bu arada blogum IE 8'de oldukça güzel görünüyor.IE 6'ların azalması benim için güzel bir haber aslında.Ziyaretçi analizlerimde bu tarayıcının oranı düşük olsa aslında Explorer desteğini bırakırdım ama ne yazık ki bloguma giriş yapanların büyük bölümü Internet Explorer kullanıyor.
Şimdilik bu kadar.İleride blogun formatınıda değiştirmek istiyorum.Şimdilik görüşmek üzere.Beni takip Edin.Bu arada en altta sağ köşedeki seçim anketini oylarsanız mutlu olurum:)
AA Muhabiri Maliye Bakanlığı'ndan 2008 yılı bütçe harcamalarını derlemiş.Verilere göre devlet geçen sene halka 7 milyar 514 milyon 490 bin lira yardım sağlamış.İşte Devletin tüm harcamaları....Hane halkına yapılan yardımlar 20.587.644
Tedavi ve cenaze giderleri 17.857.323
Kırtasiye, büro malzemeleri 792.967
Su, temizlik malzemesi alımları 797.074
Akaryakıt ve yağ alımları 2.955.816
Elektrik faturası 1.814.699
Yiyecek ve içecek 3.859.915
Giyim kuşam 1.702.340
Taşıma 1.187.742
Taşıt alım 403.989
Büro ve mefruşat alımları 666.233
Gayrimenkul, mal bakım ve onarımı 2.368.463
Yakacak alımları 2.425.581
Özel malzeme alımları 758.800
Malzeme giderleri 154.216
Müşavir firma ve kişilere ödeme 4.160.647
Haberleşme giderleri 812.323
Temsil giderleri 102.140
Tanıtma giderleri 34.899
Büro ve işyeri malzeme alımları 76.619
Taşıt bakım ve onarım giderleri 264.044
Kira ödemeleri 795.699
Dernek, birlik, kurum, kuruluş ve sandıklara yardım 153.019
Memurların öğle yemeğine yardım 114.422
Kaynak:Haber7.com
Elverişsiz hava koşullarının etkili olduğu İstanbul Boğazı'nda bir motoru arızalanan bir vapur, başka bir vapurun yardımıyla iskeleye yanaştırıldı.İstanbul Deniz Otobüsleri A.Ş'den (İDO) alınan bilgiye göre, saat 09.15'te Kadıköy-Beşiktaş seferini gerçekleştirmek üzere hareket eden ve yaklaşık 250 yolcusu bulunan ''Mustafa Aydoğdu'' isimli vapurun 2 motorundan biri, Beşiktaş İskelesi'ne yanaşacağı sırada arızalandı.
Bu sırada ''Adem Yavuz'' isimli vapur, arızalı vapura sırtını vererek yaptığı destekle kısa süreli bir gecikmeyle vapuru iskeleye yanaştırdı.
İskeleye yanaştırılan ''Mustafa Aydoğdu'' adlı vapurun arızalanan motoru, yeniden çalıştırıldı.
sabah.com.trBu sırada ''Adem Yavuz'' isimli vapur, arızalı vapura sırtını vererek yaptığı destekle kısa süreli bir gecikmeyle vapuru iskeleye yanaştırdı.
İskeleye yanaştırılan ''Mustafa Aydoğdu'' adlı vapurun arızalanan motoru, yeniden çalıştırıldı.
Düşündüm, taşındım ve blog'da yazarlarında görüşlerine yer vermeyi kararlaştırdım.Bundan böyle belirli aralıklarda farklı yazarların ilginç görüşlerine burada kısaca yer vereceğim.Bu arada yeni tema ile ilgili açıklamayıda, iyice düzenledikten sonra belirteceğim.İsterseniz ilk yazarımızdan başlayalım.
Emre Aköz - Sabah Gazetesi
"Birçok sorunun kaynağı cahiller değil okumuşlar!"
Aköz, dünyada yaşanan tarihi olayların bazı gerçeklerinin, okul müfredatlarında yer almadığına yakınmış.Yazısında Türkiye Yahudi Cemaati Başkanı Silvyo Ovadya ile arasında geçen diyalogda, Yahudi Başkan'ın Nazilerin 6 milyon Avrupa'lı Yahudi'yi öldürdüğünü bilmediğini belirtmiş.
Ünal Tanık - Haber7.com
Baykal ile Arap Liderlerin Ortak Korkusu
Can Dündar - Milliyet Gazetesi
Sapık mıyım?
Can Dündar, 'Sapık mıyım?' başlığıyla açtığı yazıda, Ana Muhalefet CHP'yi eleştirmiş.CHP'nin son zamanlarda çok tartışılan seçim hareketi olan Kuran Kursu açılımına "Bu bir din istismarıdır" yanıtına cevap veren Baykal: "Hangi sapık zihniyet böyle anlar" sözünü Can Dündar köşesinde değerlendirmiş.
Yazının Ayrıntısı
Ekrem Dumanlı - Zaman Gazetesi
Yeşilçam Müslümanlardan özür diler mi?
Ekrem Dumanlı, Türk Sineması'nın başlardan beri dine ve dindara karşı çok fazla negatif tavır aldığını ve din adamı, hacı, hoca gibi kişilerin sürekli sahtekar huylu insanlar olarak belirlendiğini yazmış.
Yazının Ayrıntısı
Emre Aköz - Sabah Gazetesi
"Birçok sorunun kaynağı cahiller değil okumuşlar!"
Aköz, dünyada yaşanan tarihi olayların bazı gerçeklerinin, okul müfredatlarında yer almadığına yakınmış.Yazısında Türkiye Yahudi Cemaati Başkanı Silvyo Ovadya ile arasında geçen diyalogda, Yahudi Başkan'ın Nazilerin 6 milyon Avrupa'lı Yahudi'yi öldürdüğünü bilmediğini belirtmiş.
Ünal Tanık - Haber7.com
Baykal ile Arap Liderlerin Ortak Korkusu
Tanık, yazısında Başbakan Erdoğan'ın Davos'taki tepkisine yer vermiş ve CHP Lideri Deniz Baykal'ın aynen batı dünyasından korkan Arap Liderlere benzetmiş.
Yazının AyrıntısıCan Dündar - Milliyet Gazetesi
Sapık mıyım?
Can Dündar, 'Sapık mıyım?' başlığıyla açtığı yazıda, Ana Muhalefet CHP'yi eleştirmiş.CHP'nin son zamanlarda çok tartışılan seçim hareketi olan Kuran Kursu açılımına "Bu bir din istismarıdır" yanıtına cevap veren Baykal: "Hangi sapık zihniyet böyle anlar" sözünü Can Dündar köşesinde değerlendirmiş.
Yazının Ayrıntısı
Ekrem Dumanlı - Zaman Gazetesi
Yeşilçam Müslümanlardan özür diler mi?
Ekrem Dumanlı, Türk Sineması'nın başlardan beri dine ve dindara karşı çok fazla negatif tavır aldığını ve din adamı, hacı, hoca gibi kişilerin sürekli sahtekar huylu insanlar olarak belirlendiğini yazmış.
Yazının Ayrıntısı
Tiyatroları ve Televizyondaki tiplemeleriyle izleyiciyi kahkalara boğan Levent Kırca, Uğur Dündar'ın sunmuş olduğu Star Ana Haber'e konuk olmuş.Üsküdar'dan Belediye Başkanlığına soyunan Kırca, vaatleriyle Uğur Dündar'ı gülme krizine soktu :) Olacak O Kadar'ın yeniden başlayacağı müjdesini de veren komedyen, Dündar'ın "Olacak O Kadar'da neyi canlandırırdınız" sorusuna, "Davos'u" cevabını verdi.İşte o diyalog:
Dündar:Olacak o Kadar yayınlansa neyi canlandırırdınız?
Kırca:Davos'u
Dündar:Nasıl?
Kırca:Başbakanımız bir kafa ona koyuyor, bir dirsek öbürüne
Dündar:Peres'e...
Kırca:Kim gelirse!
Dündar:Moderatöre
Yazı editörüm arıza çıkardığı için malum videoları burada yayınlayamıyorum.Videolar'a bu linkten ulaşabilirsiniz. (İnternethaber kaynak gösteremeyeni yakarım demiş tamam abi verdim linki)
Dündar:Olacak o Kadar yayınlansa neyi canlandırırdınız?
Kırca:Davos'u
Dündar:Nasıl?
Kırca:Başbakanımız bir kafa ona koyuyor, bir dirsek öbürüne
Dündar:Peres'e...
Kırca:Kim gelirse!
Dündar:Moderatöre
Kırca:Peres, Meres farketmez! Kim rastlarsa... One Minute diyo, bir koyuyor, bir kafa! Abi öyle Kasımpaşalı, yok öyle!
Yazı editörüm arıza çıkardığı için malum videoları burada yayınlayamıyorum.Videolar'a bu linkten ulaşabilirsiniz. (İnternethaber kaynak gösteremeyeni yakarım demiş tamam abi verdim linki)
Devlet Bakanı Egemen Bağış, Deniz Baykal'ın, Başbakan'ın Davos'taki tavrını eleştirirken "Askerlerimizin başına çuval geçirilirken neredeydin" sözüne karşılık şu açıklamayı yaptı:
Çuval Olayı Nedir?
Genç beyinler için Çuval Olayı hakkında kısa tekrar yapalım.4 Temmuz 2003 günü, K.Irak Süleymaniye'de bulunan bir Türk Karargah'ına yapılan sürpriz bir baskın sonucu 11 Türk Silahlı Kuvvetleri mensubu, başına çuval geçirilerek 60 saat süresince gözaltında tutulmuş ve büyük yankı uyandırmıştı.Amerika'nın bu tavrı sonucunda büyük tepkiler gelmiş ve ilişkiler derinden yaralanmıştır.Yapılan bu çirkinliğin rövanşı Kurtlar Vadisi Irak filmiyle bir nebzede olsa alınmış ve kahraman Polat Alemdar, yetkililere hesap sormuştur:)
"O askerlerimizin orada içerisine düştüğü durumdan sonra Başbakanımız dönemin ABD Başkan Yardımcısı Dick Cheney ile görüştüğünde, ki o gün ulusal tatil günüydü ve zorla buldurduk tatil yaptığı yerden... 4 Temmuz ABD'nin bağımsızlık günüydü, 'Bizim çocukları çabuk serbest bırakın' dedi. Cheney, 'Sayın Başbakan emin olun ki durumları çok iyi' dedi. Başbakanımız dedi ki 'Ben hapis yatmış biriyim. Gözaltında, hapiste olan kişinin durumunu bana anlatmayın bunu kabul edemem, çabuk o çocukları serbest bırakın' dedi ve onları Başbakanımız kurtardı."
Çuval Olayı Nedir?
Genç beyinler için Çuval Olayı hakkında kısa tekrar yapalım.4 Temmuz 2003 günü, K.Irak Süleymaniye'de bulunan bir Türk Karargah'ına yapılan sürpriz bir baskın sonucu 11 Türk Silahlı Kuvvetleri mensubu, başına çuval geçirilerek 60 saat süresince gözaltında tutulmuş ve büyük yankı uyandırmıştı.Amerika'nın bu tavrı sonucunda büyük tepkiler gelmiş ve ilişkiler derinden yaralanmıştır.Yapılan bu çirkinliğin rövanşı Kurtlar Vadisi Irak filmiyle bir nebzede olsa alınmış ve kahraman Polat Alemdar, yetkililere hesap sormuştur:)
Dünyanın her bölgesindeki uydu fotoğraflarını görebildiğimiz Google Earth, 5.0 sürümünü de geçtiğimiz günlerde yayınladı.Yeni sürümde eskilerden farklı olarak, Okyanusların derinliklerine inerek, çeşitli araçlar sayesinde fotoğraf ve videolardan yararlanabilir, bulunduğunuz şehrin daha önceki yıllara ait görüntülerine ulaşabilirsiniz.Bu arada yeni bir özelliği de Dünya üzerinde yapmış olduğunuz turu, kayıt ederek paylaşabilirsiniz.İşte yeni Google Earth'den görüntüler...
Malum sürümü indirmek için http://earth.google.com adresini ziyaret ediniz.
Malum sürümü indirmek için http://earth.google.com adresini ziyaret ediniz.
Tasarım ve İmalatı tamamiyle yerli olan Ejder Zırhlı Aracı bugün medyaya tanıtıldı.Gün geçtikçe görüyoruz ki Savunma Sanayinde gittikçe iyi işler başarmaya başlıyoruz.Nurol Holding tarafından üretilen 6x6 tekerlekli aracın asıl amacının mayınlara karşı koymak olduğu belirtildi.İmalatı 2 yıl süren yerli üretimin -32 ve 55 dereceler arasında çalışabildiği belirtildi.Ayrıca en büyük özelliklerinden birisinin de amfibik yeteneği sayesinde suda üstün manevra kabiliyetine sahip olması olduğunu ifade edildi.Kısaca bu yerli harika, karada, suda, her türlü arazide ilerleyebilme kabiliyetine sahip.Şimdiden 50'nin üzerinde ihraç edildiği duyurulan zırhlılar, 24 Nisan günü ihaleye çıkacak ve büyük bir ihtimal 24 Nisan'da Türk Silahlı Kuvvetlerinin envanterine girecek.Yerli üretime büyük katkılar sağlayan, Tübitak, ASELSAN ve Nurol Holding gibi firmaları birkez daha tebrik ediyorum.İşte Türk'ün yeni gücü Ejder'in fotoğrafları...









Fotoğraflar:Haber7.com
En Çok Tıklananlar
-
Burda daha önceleri de İstanbul'un fethini anlatacak olan Fetih 1453 filmiyle ilgili ayrıntılara yer vermiştik hatırlarsanız.Ha çıktı, çı...
-
90'lı yılların veletleri olaraktan çok şanslı bir nesil olduğumuzu sanırım söylememe gerek yok.Hele ki milenyum bebeleri her türlü imkana sa...
-
Şimdi sizlerle paylaşacağım hikaye, köpeklerin insanın en yakın ve sadık dostu olabileceğini kanıtlar nitelikte bir hikaye olacak eminim.D...
-
' Jet Fadıl ' adını son zamanlarda pek bir duymaya başladık.Aslında ilk defa duyulan bir isim değil bu özellikle küçüklüğümden de hatırl...
-
Bugünkü yazımızda sözüm ona internet fenomenleri olan genç değerlerimizi işleyeceğiz efenim.Daha önceleri de sanal ortamlarla insanımızın...
Arşiv
-
►
2011(102)
- Aralık 2011(4)
- Kasım 2011(3)
- Ekim 2011(4)
- Eylül 2011(9)
- Ağustos 2011(9)
- Temmuz 2011(16)
- Haziran 2011(12)
- Mayıs 2011(9)
- Nisan 2011(11)
- Mart 2011(5)
- Şubat 2011(7)
- Ocak 2011(13)
-
►
2010(288)
- Aralık 2010(9)
- Kasım 2010(19)
- Ekim 2010(27)
- Eylül 2010(34)
- Ağustos 2010(29)
- Temmuz 2010(17)
- Haziran 2010(35)
- Mayıs 2010(36)
- Nisan 2010(22)
- Mart 2010(20)
- Şubat 2010(17)
- Ocak 2010(23)
- ▼ 2009(267)
- Aralık 2009(6)
- Kasım 2009(14)
- Ekim 2009(13)
- Eylül 2009(21)
- Ağustos 2009(24)
- Temmuz 2009(17)
- Haziran 2009(31)
- Mayıs 2009(26)
- Nisan 2009(25)
- Mart 2009(34)
- Şubat 2009(33)
- Ocak 2009(23)
-
►
2008(125)
- Aralık 2008(19)
- Kasım 2008(23)
- Ekim 2008(23)
- Eylül 2008(19)
- Ağustos 2008(21)
- Temmuz 2008(14)
- Haziran 2008(3)
- Mayıs 2008(1)
- Şubat 2008(1)
- Ocak 2008(1)
-
►
2007(4)
- Ekim 2007(1)
- Eylül 2007(3)

































