Archives
Basındaki haberlere göre bundan sonra 5 aylık yapılan kısa dönem askerlik sona eriyormuş.Yeni sisteme göre 4 yıllık fakülte mezunları er olarak 12 ay askerlik yapacak. Fakülte mezunu olmayanlar ise 15 ay askerlik yapmaya devam edecek. Böylelikle TSK'daki asker açığı da kapatılacakmış.Genelkurmay yetkilileri çalışmaların bittiğinde kanun taslağını TBMM'ye göndereceği açıklanmış.
Bu tür uygulamalarda hep bize denk geliyor nedense.Ama şikayetim yok elbette.Gideriz paşa paşa yaparız askerliğimizi her nerede olursa olsun.Vatan görevi bu, başka birşeye benzemez.Ama ne bileyim haberi ilk duyduğumda biraz burukluk yaşadım.Yinede sonuçta devletimiz nasıl düşündüyse bizede öyle yapmak düşer.
Birde hazır söz askerliğe gelmişken, hain terör örgütü tarafından döşenen mayında can veren 9 şehidimize Allah'tan rahmet ve ailelerine başsağlığı diliyorum.Son olarak dikkatimi çeken birşeyi de bildirmek isterim.Sürekli aklımı kurcalayan birşey aslında bu.Şehit olan askerlerimizin aileleri genellikle hep orta gelir düzeyinde tipik Anadolu insanlarından oluşuyor ki bunu Televizyon'da da sürekli görüyoruz.Şu güne kadar oğlu şehit olan bir tek tuzu kuru bir aile görmedim.Elbette vardır ama kaç aile? Tabi bunlar benim gözlemim.Bunun üzerinde de bir düşünmek lazım derim sayın okuyucu...
Güncelleme:Bu yazıya başlarken "Basındaki haberlere göre" demiştim çünkü bakanlıktan herhangi bir doğrulama yoktu.Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül, gazetecilerin konuyla ilgili sorusuna şöyle yanıt verdi:
Güncelleme:Bu yazıya başlarken "Basındaki haberlere göre" demiştim çünkü bakanlıktan herhangi bir doğrulama yoktu.Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül, gazetecilerin konuyla ilgili sorusuna şöyle yanıt verdi:
"Askerliğin yapılış şekli pek çok değişik düzenlemelerle yürütülüyor şu anda. Bunun daha basitleştirilmesi, daha hizmete yönelik hale getirilmesi yönünde bazı çalışmalar var. Bu çalışmalar henüz neticelenmiş değil, neticelenmesi için kanun tasarısı haline gelmesi lazım. Henüz ortaya çıkmış değil, bakanlıkların görüşmesi olmuş değil. Şekillendiği zaman sizlere bilgi sunacağız. Her konuda her çalışma yapılabilir"

Kurtlar Vadisi Pusu, yine bu hafta heyecan bir bölümle geliyor.İşin güzel tarafı, bu hafta bu yeni bölümü yine evimde izleyebileceğim.İşte 57.Bölüm'ün özetive fragmanı:
Geçtiğimiz haftanın finalinde nefesleri kesen restorandaki gergin restleşmenin galibi kim olacak?
Polat Alemdar’ın eline düşen İskender’in adamı Zeki, İhtiyarlar tarafından mı yetiştirildi? Zeki Polat’a neler anlatacak, hangi şok edici bilgileri verecek? Polat Alemdar’ın Zeki ile ilgili planı ne olacak?
İskender’in karanlık planları arasında devletin tepesindeki hangi sürpriz isimlere suikast planı var?
Son olayların ardından Polat’a kırgın olan Halo Dayı’yı bekleyen şok gelişme ne olacak?
Tüm bu soruların cevabı ve daha fazlası 30 Nisan Perşembe akşamı yayınlanacak Kurtlar Vadisi Pusu’nun 57. bölümünde olacak…

Uzman Çavuş Salih Akyürek (Yozgat),
Onur Görmez (Aydın-Çine),
Emrah Polat (Kars-Sarıkamış),
Erdal Oral (Kars-Kağızman),
Zeynel Direkçi (Gaziantep),
İlhami Hardal (Kilis),
Murat Çavdar (Trabzon-Maçka),
Mehmet Ali Karaduman (Manisa-Kula)
Miktat Beder.
Onur Görmez (Aydın-Çine),
Emrah Polat (Kars-Sarıkamış),
Erdal Oral (Kars-Kağızman),
Zeynel Direkçi (Gaziantep),
İlhami Hardal (Kilis),
Murat Çavdar (Trabzon-Maçka),
Mehmet Ali Karaduman (Manisa-Kula)
Miktat Beder.

Benim gözümde en iyi ticari araç olan Ford Connect'in Yeni Modeli, Ford Otosan Kocaeli Fabrikası'nda Türk mühendisler tarafından geliştiriliyormuş.22 Bin lira'dan satışa sunulmayı hedeflenen bu yeni Connect'in özelliklerini bir inceleyelim isterseniz.Haber sitesindeki açıklamaya göre:
- Aracın müşterileri OPET'ten %5 indirimli yakıt indirimi alacaklar.
- Araç yenilemesinde kolaylık sağlamak amacıyla 2 yıl garanti süresi verilebiliyor.
- ABS ve yol bilgisayarı başta olmak üzere Bluetooth ve Türkçe sesli kontrol sistemi, otomatik ön farlar, sensörlü yağmur silecekleri ve kendiliğinden kararan iç dikiz aynası gibi opsiyonlara sahip.
- Araç, standart ön/arka fren, ABS ve sürücü hava yastığıyla, yokuş kalkış yardımı destekli ESP fren sistemi.
Ergenekon Yapılanması dahilinde yapılan arama çalışmalarında, Poyrazköy'de pekçok mühimmata ulaşılmıştı.İstek Vakfı'na ait olan arazi'de 21 Nisan itibari ile arama çalışmaları başladtılmış ve Lav Silahı, C3 gibi önemli muhimmatlar bulunmuştu.Halen soruyorum şu "Ergenekon yok" diyenlere.Bu silahları kim koyuyor?Bu arada okuyucularımdan böyle düşünenler varsa, 17 Mayıs'ta yapılacak olan Ergenekona Destek Mitingi'ni kaçırmasınlar haa...!Mitingi düzenleyene de bir bakın... Atatürkçü Düşünce Derneği!Neyse İşte ortaya çıkan mühimmatların tam listesi:
- 15'i dolu, 7'si boş toplam 22 lav silahı
- 14 el bombası
- 24 adet el bombası fünyes
- 450 gram C3 patlayıcı
- 7 adet hakem bombası
- 3 adet gösteri bombası
- 5 adet bubi tuzağı
- 2 adet kullanılmış bubi tuzağı
- 23 adet işaret fişeği
- 45 adet sis bombası
- 15 adet aydınlatma fişeği
- 30 metre uzunluğunda infilaklı fitil
- 38 metre uzunluğunda saniyelik fitil
- 3 bin 17 adet çeşitli çaplarda fişek
- 1 adet siyah renkli kamuflaj kremi tüpü
Elde edilen mühimmatlarla ilgili soruşturmayı yürüten Cumhuriyet savcıları koordinesinde arama ve kazı çalışmalarının devam ettiği ifade edildi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Türkiye'nin Azerbeycan'dan aldığı doğal gaz için zam yapılacağı ile ilgili haberlere cevap verdi. Erdoğan 'düşündürücü' dedi.
ANS'nin haberine göre, Azerbaycan Devlet Petrol Şirketi Başkanı Rövnag Abdullayev, Türkmenistan'ın Başkenti Aşkabat'ta yapılan, ''Enerjinin Güvenli ve İstikrarlı Nakli ve Onun İstikrarlı Kalkınmaya ve Uluslararası İşbirliğine Sağladığı Katkı'' konulu uluslararası enerji konferansı çerçevesinde, Azerbaycan'ın Türkiye'ye sattığı doğal gazın fiyatına ilişkin Türkiye Sanayi ve Enerji bakanlıkları ile BOTAŞ şirketi arasında ele aldıklarını söyledi.
Ne kadar zam yapılacağı konusunda bilgi vermeyen Abdullayev, söz konusu zammın yakın bir tarihte yürürlüğe gireceğini ifade etti.
BTE projesi kapsamında 2001 yılında Şahdeniz Anlaşmasını imzalandığını anımsatan Abdullayev, o dönemde kendilerinin Rusya'dan gazı 30 dolara aldıklarını, Türkiye'ye ise 120 dolara sattıklarını söyledi.
O dönemde imzalanan anlaşmanın her yıl yenilenmesi gerektiğini ifade eden Abdullayev, ''Şimdi bu anlaşma eskidi. O dönemdeki anlaşmaya göre, o fiyatlar bir yıl için geçerliydi. Bir yıldan sonra ise yeni fiyatlarla ilgili görüşmeler başlamalıydı. 2001'den 2007 yılına kadar çok zaman geçti. Kimse fiyatların bu derecede artacağını bilemezdi. Biz bu süre içinde üstlendiğimiz sorumlulukları tamamladık ve bir yıldan sonra zam yapılması konusundaki süreci başlattık'' dedi.
Bu arada Türkiye şimdiye kadar Azerbaycan'dan alınan doğal gazın 1000 metre küpüne 120 dolar ödüyordu.
Haber7
Dün, 23 Nisan sebebiyle liderler bir araya geldiler.Ancak politikacıların samimi sohbetlerine, Liderlerin soğukluğu adeta gölge düşürdü.Deniz BAYKAL, Erdoğan'la karşı karşıya gelmemek için arkadan dolaştı.Aralarında Orgeneral Başbuğ vardı ve Baykal, Başbakan'a sadece başını salladı.Tören boyunca birbirlerine hiç bakmadılar.Öyle soğuk bir ortam vardı ki bu ortamı 23 Nisan bile ısıtamadı.

23 Nisan Sebebiyle 1 günlük Başbakan olarak seçilen İlköğretim Okulu Öğrencisi Gülce Ecem Uçar, gazetecilerle basın toplantısı yaptı.Sorulan sorular karşısında bir hayli terleyen Minik Başbakan, cevapları Tayyip Erdoğan tarzında yanıtladı :) Ermenistan ilişkileri, İşçi Bayramı gibi sorulara da adeta bir politikacı gibi yanıt verdi.

Bugün 23 Nisan Perşembe.TBMM'nin açılışının 89.Yılı ve ulu önder Atatürk'ün çocuklara bayram olarak hediye ettiği gün bugün.Bugün birçok il ve ilçelerimizde bayram kutlanacak, Tabi bazı yerler hariç.Mesela İstanbul'da Ali Sami Yen stadı ve ilçelerde kutlamaların, hava muhalefeti nedeniyle yapılamayacağı açıklandı.İstanbul Valiliği'nden gelen duyuru ise şu şekilde:
Meteoroloji Bölge Müdürlüğü'nden alınan son bilgiler göre, yağışlı havanın devam edeceğinin anlaşıldığı belirtilerek, "Sahanın zemin şartları da dikkate alınarak 23 Nisan 2009 Perşembe günü, Ali Sami Yen Stadı'nda yapılması planlanan gösterilerle, ilçelerde düzenlenecek gösteriler iptal edilmiştir. Kutlama programı, 23 Nisan saat 10.30'da Cemal Reşit Rey Konser Salonu'nda icra edilecektir.
Google'da geleneğini bozmayarak, yine 23 Nisan'a özel bir logo tasarlamış.Bilirsiniz ki şu sıralar Google'ın standart logosu yerinde durmuyor.Dün Dünya Günü logosu vardı, geçen haftada Mimar Sinan'ın.Bu arada Google Logosu'na tıklandığında ilk olarak MEB'in hazırlamış olduğu 23 Nisan sitesi çıkıyor.E haliyle yüzbinleri ve hatta milyon ziyaretçiyi karşılayacağına eminim ki sanırım zaten site şu an çökmüş gibi duruyor :)Siteye girdiğinizde 'Service Unavailable' hatası çıkıyor ki bu da aşırı yüklenmeden kaynaklanan bir sorun.

8. Sınıfların Tarih kitaplarında Türkiye'nin yakın tarihi bulunmayacakmış artık.Alın işte.Türk gençleri olarak bu konuların eksiğini zaten görüyorduk, sonraki nesil hiç bilemeyecek.Sorarım internet denen meret olmasa gidip araştıracakmısın orada burada yakın tarihini? Orta okuldaki talebeler Osmanlı'yı ve Cumhuriyet dönemlerini takır takır anlatırken, 28 Şubat Nedir?, Turgut Özal Kimdir? gibi sorulara ağzı açık bakacak mı acaba? Herşey küçük yaşta eğitimden başlar.Benim düşüncem bunların ayrıntılı bir şekilde ders kitaplarında yer almasıdır..
Oysa daha 3-4 ay önce bazı yazarlar, tarih kitaplarındaki derin olaylara fazla yer verilmemesinden şikayetçiydi.Şimdi ne oldu peki?Habere bir bakın.
Darbeler, kitaptaki tek cümleyle demokrasi dışı yorumu yapılarak geçiştirilirken, 28 Şubat süreci kitaptan tamamen kaldırıldı.
O genç beyinlere, ufacık yaşta nasıl matematik problemleri anlatılıyorsa, darbeler, suikastlar'da o denli anlatılmalı diye düşünüyorum.Bende işte tam bu amaç doğrultusunda yaklaşık 1 ay öncesine kadar Tarihin İzi adlı bir blog açmıştım.Yakın Türk tarihini çeşitli kaynaklardan oraya aktarmama rağmen 2009 Blog Ödüllerinde şu an ALper ER Blog'dan daha fazla oy aldı.Ayrıca hiçbir şekilde reklamını yapmadan :).Bu da milletin bu tür şeylere ilgisini gösteriyor bence.(Bu arada Tarihin İzi'ne Blog Ödülleri'nde oy vermek isterseniz Topluluk Blogları kategorisinde yer alıyor.)Neyse konuya dönelim.İşte 8. Sınıfların yeni tarih kitabının içeriği hakkında birkaç cümle:
Haber Kaynağı: AKŞAMDarbeler, kitapta tek cümleyle 'demokrasi dışı' yorumu yapılarak geçiştirilirken, 28 Şubat süreci kitaptan tamamen çıkarıldı. Yenilenen ünitede, 'Türk Silahlı Kuvvetleri'nin ülkemizi korumak dışında başka ne gibi görevleri olabilir?' sorusu da kitaptan çıkarıldı. Kitapta, 8'inci Cumhurbaşkanı Turgut Özal, 9'uncu Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ve eski Başbakan Bülent Ecevit gibi liderlere ayrılan küçük kutucuklar da yenilenen kitapta yer almadı.
Yenilenen kitapta, 'Türkiye'ye yönelik tehditler' başlığında eski kitapta olduğu gibi 'Misyonerlik', 'Bölücü Faaliyetler' ve 'İrticai faaliyetler' başlıkları yerini korudu. İrticai Faaliyetler başlığı ile eski kitapta yer alan 'İrticai faaliyette bulunanlar' başlıklı bölüm ise çıkarıldı. Yeni kitapta çok önemli bir düzenleme daha yer aldı. Ermenistan'la barış adımları konuşulurken 'Sorun Neden Ermeniler' isimli konu başlığı da değiştirildi. Yeni başlık, 'Türk-Ermeni ilişkileri' oldu.
Wall Street Journal gazetesi, hükümette şu anda veya geçmişte yer alan Amerikalı yetkililere dayanarak, korsanların "Joint Strike Fighter" da denilen 300 milyar dolarlık programla ilgili verileri kopyalamayı başardığını yazdı.Gazetenin haberinde ayrıca, konuya yakın kaynaklara dayanılarak, sızmalardan en az birinin Türkiye'de ve ABD'nin müttefiki olan diğer bir ülkede meydana geldiğinin sanıldığı belirtildi.
F-35 programına ilişkin en hassas bilgilerin internet bağlantısı olmayan bilgisayarlarda saklandığı kaydedilirken, bu sızmanın tehlikesi ve kaynağının henüz bilinmediği bildirildi.

Ülkemizde faaliyet gösteren resmi ve gayriresmi birçok dini tarikat bulunmakta.Gayesi Din amaçlı manevi tarikatların yanı sıra, dini kullanarak insanların duygularını sömürmek ve onlardan maddi beklenti içine giren sözde tarikatlar da bulunmaktadır ülkemizde.Bu ilk özel dosyamıza Türkiye'de öne çıkan tarikatları ele alacağız.
Öncelikle Tarikat kelimesinin Türkiye'deki imajını, kafadan resetleyip yeniden tanımlamamız gerekiyor.Peki Neden? Çünkü, ülkemizde Tarikat dendiği anda birçok insanın aklına durmadan kafa sallayan, kendini zincirlere vuran, gerici, yobaz insanlar geliyor.Evet, bunları yapanlarda var.Yalnız isim vermeyeceğim.Benim bu yazıdaki görevim çeşitli kaynaklardan ve çevremden edindiğim bilgileri burada tarafsızca aktarmaktır.Konumuza soru başlıkları şeklinde başlıyoruz.
Neden Tarikat?
Tarikatlar, bir elin parmaklarına benzetilir.Elimizdeki 5 parmağımızın farklı işlevleri vardır.Mesela biryeri işaret ederken, işaret parmağınızı kullanırsınız.Veya yüzüğü, yüzük parmağınıza takarsınız.Her biri farklı bir işleve sahiptir ancak hepsi bileğe doğru gider.İşte tarikatların amacıda budur.Manevi amaçlı her tarikatın farklı bir düzeni ve anlayışı vardır ancak hepside Allah yoluna gider.Ortak yönleri budur.
Tarikat ve Cemaat Arasındaki Fark Nedir?
Aslında tarikatları oluşturan cemaattir.Cemaat topluluktan oluşur ve bu topluluk tarikatı oluşturur.
Ülkemizde Kaç Çeşit Tarikat Vardır, Nelerdir?
Kaynaklara göre ülkemizde 11 tarikat vardır.Bunlar:
- Kadirilik
- Hüseynilik
- Rufailik
- Nakşilik
- Bektaşilik
- Mevlevilik
- Şazelilik
- Halvetilik
- Celvetitilik
- Galibilik
- Nasır
Öne Çıkanları Kısaca Anlatır mısınız?
Örneğin Bektaşilik, ülkemizdeki Alevilerin mensup olduğu tarikattir.Bu tarikatta Hacı Bektaş-ı Veli örnek alınmıştır.Öğretinin odağında "insan" vardır. Amacı, İnsan-ı Kamil olarak tanımlanan, olgun, yetkin insana ulaşmaktır.Hacı Bektaş'ın Türk dünyasının felsefesine çok büyük katkıları olmuştur. En önemli ve tasavvufu kısaca anlatan özlü sözü, "Eline, beline, diline hakim ol" sözüdür. Hacı Bektaş-ı Veli'nin halen yaygın olarak kullanılan birçok özlü sözü bulunmaktadır. Öncelik yol kurallarındadır. "Hatır kalsın, yol kalmasın" diyerek bunu açıklarlar.
Birde çevrem aracılığıyla bilgi sahibi olduğum diğer bir tarikat Nakşiliktir.Şeyh Abdulbaki Hz. örnek alınmıştır.Duyduklarıma göre,bu tarikatta bulunanlar, vekillerden tövbe alarak bazı manevi şartları yerine getirirler.Ve eğer kişi bunları samimiyetle yaptıysa, o kişide değişimler olur ve kendini tamamen manevi hayata adar.
Peki Devlet, Tarikatlara Niçin Engel Oluyor?
Aslında bu mesele, Cumhuriyet tarihinden beri devam eden bir mesele.Cumhuriyet'in ilan edilmesiyle beraber, birçok ilke ve inkilaplar uygulanmaya başladı.Saltanat ve Halifelik kalktı.Bunun ardından tabi Tekkeler'de kalktı.Ülkede eğitim yeniden yapılandırıldı, batılı düzene döndürüldü.Aslında Türkiye Cumhuriyeti'nin ilkelerine uyan ve karşı çıkmayan hiçbir tarikatın devlet ile sorunu olmaz.Fakat 28 Şubat sürecinde, birçok tarikat evleri basılmış ve birçok kişi tutuklanmıştır.Hatta aldığım bilgilere göre suçu bulunamayan bazı tarikat mensubu kişilerin, gözaltında ağzından en ufak aykırı bir söz alabilmek için, kendilerine aykırı sözler söylenmiş ve o söylenenleri doğrulamaya teşvik edilmiştir.Milli Mücadele'nin verildiği zamanlarda, yine bazı tarikatlar bu mücadeleye destek vermiş ve Atatürk'ten teşekkür mahiyetinde çeşitli mektuplar almıştır.

AB'ye söz verildi, Jandarma Genel Komutanlığı sivilleşiyor. En geç beş yıl içinde Jandarma İçişleri Bakanlığı'na bağlanacak, kurumda asker yerine profesyonel siviller görev alacak, başına Kara Kuvvetleri'nden orgeneral değil Emniyet'ten polis atanacak.
Hükümetin Jandarma Genel Komutanlığı'nı, İçişleri Bakanlığı'na tamamen bağlayacak çok önemli bir adım attığı ortaya çıktı. Bunun ardında hükümetin, 31 Aralık 2008 tarihli Resmi Gazete'nin mükerrer sayısında yayınlanan Ulusal Program ile Avrupa Birliği'ne (AB) verdiği taahhüt yatıyor.
Dün akşam tüm Türkiye yine ekranlara bağlandı Vadi'yi izlemek için.Dünkü bölümde oldukça heyecanlıydı.Belkide en dikkat çeken sahne, Polat'ın Parmaksız'ın ifadesinialdığı sahneydi.İlginç konuşmalar geçti arada.Polat Alemdar, ele geçirdiği flash bellekte yazan 'dicle' ismini bu kez Parmaksız'ın ifadesiyle duydu.Bunun üzerine Polat, öldürmek yerine tutuklatmayı tercih etti.Peki haftaya ne olacak? 23 Nisan'da yayınlanacak olan bölümün fragmanı şimdiden çıktı bile...Vadi, uzun bir süre ara verdikten sonra, fragmanları 5-6 gün öncesinden yayınlamaya başladı.Halbuki eskiden, taa Çarşamba gününe kadar beklerdik.Neyse fazla uzatmadan yeni bölümden görüntülere bakalım.
2009 Blog Ödülleri Oylaması Başladı.Bu yıl bende bu yarışmaya katıldım.11 Nisan tarihiyle başlayan oylamalar 26 Nisan'a kadar devam edecek ve kazananlar 2 Mayıs'ta ödül töreninde Blog Ödülünü alacaklar.
Aslında ALper ER blogum gerek içerik, gerekse tema/tasarım yönünden oldukça güzel.Bende buna güvenerek bir umuttur Haber-Gündem Blogları kategorisinde yarışıyorum.Eğer sizde oylamak isterseniz lütfen buradan bloguma oy verin.(Oy verme linki açılan sayfada üst sağ köşededir.)
CHP Lideri Deniz Baykal, önceki gün gittiği Mersin gezisinde kendisine derdini anlatmaya çalışan CHP'li bir vatandaşı boğazladı!Kadın'ın Deniz Baykal'a "Belediye başkanınız arazilerimizi yağmaladı. Yardım edin.Utanmıyor musun ben sana o kadar dilekçe gönderdim. Niye derdimi çözmedin" demesinin ardından CHP Lider'i kadının gırtlağını sıkarak, "Alın Şu Kadını, Çek git be Kadın!" diye bağırdı.
Halbuki Deniz Baykal, 29 Mart Miting'inin birinde, "Seçimlere Babanızı, kardeşinizi ve hatta Ananızı'da alıp gidin" diyerek Başbakan'ın çiftçiye söylediği sözleri sarfetmişti.Ama geçtiğimiz gün Baykal aynı hataya düşerek bu kez kendisi, kadın bir çiftçinin gırtlağını sıkarak onu resmen aşağıladı.
Ve sonuç olarak şu çıkıyor ki, Sayın Baykal'ın, başkalarına yargıladığı hususları, kendisinin de yapmayacağı ne malumdur...

Atatürkçü Düşünce Derneği, Atatürk'e ağır ithamlar nedeniyle, Google'ın erişime Türkiye'den engellenmesi için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na dilekçe göndermiş.Aslında bu Resmen saçmalıktır.Değerli okuyucumu celallendirmeden sebebini kısaca maddeler halinde sunmak isterim.Beni anlayacaksınız.
Kapatma istemi Niçin Saçmadır?
- Bahsi geçen 'kemalizmkarınağrısı' isimli adres, Google'nin Sites isimli hizmetiyle yapılmıştır.
- Eğer sorulacak bir hesap varsa, o hesap bu siteyi oluşturan kişilerden sorulmalıdır.
- İlla engellenilecekse, Google Arama Motoru değil, Sites hizmeti engellenmelidir.
- Türkiye zaten engellemelerden iyice bunalmaya başlamıştır.
- Google'da engellenirse, internetin anlamı kalmaz.Herkes çileden çıkar ve büyük tepkiler meydana gelir!!!
Vergi Rekortmenleri açıklandı.Türkiye Genelindeki tahakkuklardan sonra Koç Holding Onursal Başkanı Rahmi Koç, Türkiye'nin gelir vergisi rekortmeni oldu.Rahmi Koç, 27 Mart'ta sona eren gelir vergisi genel beyan döneminde 2008 yılı için 51 milyon 484 bin 113,3 lira gelir bildiriminde bulundu. Temettü şeklindeki menkul sermaye iratlarından oluşan bu gelir için Koç'a 18 milyon 14 bin 87,6 lira gelir vergisi tahakkuk ettirildi.Ve gelelim haberin en önemli kısmına.Gelen haberlere göre, İstanbul'un vergi rekortmeni hepimizin bildiği, Vergi dalaverecisi Aydın Doğan'mış.Geçen yılki yaptığı yolsuzluklarla, hatırlarsanız Aydın Bey Türkiye Genelinde Vergi Rekortmeni olmuştu.Demekki vergi kaçırmayla, vergi rekortmeni olmakta buraya kadarmış.Asıl herşeyi bundan sonra göreceğiz.Bakalım Aydın Bey, bu kez temiz parayla yine eski durumuna yükselebilecek mi?
Bugün 10 Nisan 2009.Yani bugün Emniyet Teşkilatı'nın kuruluşunun 164. yılı.1845 yılından beri varlığını sürdüren Emniyet Teşkilatı'nın 164.'cü yılında yine birçok kutlamalar yapıldı.Tabi ben bu kutlamalara değinmeyeceğim. Sizleri Türk Polis Teşkilatı'nın tarihini araştırmanızı tavsiye ederim.Aslında bizim Polis Teşkilatı'mız taa eski Türk'lere dayanıyormuş.Osmanlı'da da Polislik görevini Subaşı'lar üstleniyormuş.Emniyet makamları tarih ilerledikçe, değişmiş ve gelişmiş.Ve sonunda 2.Meşrutiyet'in ilanı ile Emniyet Teşkilatı iyice şekillenmiş ve bugünki teşkilat yapısının köküde sanırım buradan geliyor.Geniş araştırma için Wikipedia'ya bakın derim.
1 Mayıs tartışmaları sürerken, bir yandan'da Polis Haftası'nın denk gelmesi, geçmişte yaşanan olumsuz olayları hatırlatıyor insana.Vali Güler İstanbul'da Çağlayan gibi geniş alanları açmasına rağmen, bazı sendikalar Taksim hususunda diretiyorlar.Umarız ki bu yılki 1 Mayıs kutlamalarında bir sorun çıkmaz.Türk Polis'lerin Polis Haftasını Kutlarız.
Dünya çapında kutlanan ve işçilerin bayramı olarka belirlenmiş olan 1 Mayıs İşçi Bayramı için, tatil olacak mı sorusunu gazeteciler Başbakan Erdoğan'a yönelttiler.
70'li Yıllardan beri kargaşa içinde geçen ve kanlı olaylarla sonuçlanan 1 Mayıs İşçi Bayramı, 1981 yılında resmi tatil olmaktan çıkmıştı.
1996 yılında polisin silahsız eylemcilere ateş açmasıyla İşçi Bayramı gösterileri 2005 yılına kadar yasaklanmıştı.
Yine 2007'de yapılan eylemlerde 700'e yakın kişi gözaltına alındı.
Son olarak geçen seneki kutlamalarda anlaşamayan sendikalar, Taksim'e yürüdüler.Bunun üzerine polis 1 gün öncesinden hazırlıklara başladı.Ancak yinede çıkan olaylarda polisin attığı gaz bombalarından birçok kişinin etkilenmesi gündemde tartışmalar yaratmıştı.Hatta Hastane'nin önündeki ufacık çocuğu, babası gaz bombasından korumaya çalışıyordu.Disk binasının önünde çıkan olaylarda da CHP Milletvekili Mehmet Ali Özpolat, biber gazı nedeniyle kalp sıpazmı geçirmişti.Ayrıca Okmeydanı'nda bulunan bir genç başından plastik mermiyle vurularak yaralanmıştı.
Gazetecilerin 1 Mayıs sorusuna karşılık Başbakan, Faruk Çelik'e bunun talimatını verdiğini ve Faruk Çelik'inde bu hususta Türk-İş, Hak-İş ve DİSK ile görüşeceği bildiriliyor.
Etiketler:
1 Mayıs · 1 Mayıs 1977 · 1 Mayıs 2008 · 1 Mayıs Marşı · 1 Mayıs Nedir · 1 Mayıs Tatili · Güncel Başlıklar · İşçi Bayramı · Tatil Olacak mı?
Ve Obama Türkiye'de.İşte Obama'nın ziyaretinden kesitler...
Meclis Genel Kurulu tarihi oturumu saat 15.00'de başladı. Obama, 15.30 sularında kürsüye çıkıp 25 dakika 36 saniye süren bir konuşma yaptı. Obama konuşmasının hemen başında Türkçe 'evet' jesti yaptı. "Bu ABD Devlet Başkanı sıfatıyla yaptığım ilk ülke ziyareti. Daha önce G-20, NATO ve Prag'da yapılan AB zirvesine gittim. Bana ziyaretimi Ankara ve İstanbul'da devam ettirmenin bir mesaj vermek için olup olmadığın sordular. Cevabım 'evet'" dedi. Obama'nın 8 kez alkışlar ile kesilen konuşmasında verdiği en önemli mesajlardan biri "Türkiye- ABD müttefiktir" oldu. Obama, şu mesajları verdi.
ABD ve TÜRKİYE BİRLİKTE ÇALIŞACAK: Pek çok zorlukları, son 60 yıl içinde birlikte ele aldık. Müttefikliğimizin gücü nedeniyle hem ABD, hem Türkiye daha da güçlendi, dünya da daha iyi bir yer oldu. Artık iki demokrasinin önünde daha büyük sorunlar var. Sınır tanımayan ekonomik kriz, çocukları ve kadınları öldüren aşırı uçlar, enerji arzı, iklim değişikliği, dünyada öldürücü silahlarının artması var.
* EKONOMİK KRİZE KARŞI EL ELE: ABD ve Türkiye, görülmemiş ekonomik krize, görülmemiş cevapta birlikte çalışıyorlar... ABD ve Türkiye dünya refahı için ortak çalışma imkânı bulabilir. Cumhurbaşkanı Gül ile ticaret alanında yapılabilecekleri ele aldık. Enerji söz konusu olduğunda yapabileceklerimiz var.
* AB ÜYELİĞİNİZİ ŞİDDETLE DESTEKLİYORUM: Sizin Doğu- Batı koridorunda doğalgaz anlamında önemli bir rolünüz var. Zaten demokrasi anlamında da paylaştığımız ortak değerler var. 21'inci yüzyılda tamamen birleşmiş, özgür bir Avrupa'yı hedefliyoruz. ABD, Türkiye'nin AB üyeliğini şiddetle desteklemektedir.
* TRT ŞEŞ'E ÖVGÜ: Türkiye'nin çok zor siyasi reformları gerçekleştirdiğini biliyorum. Bu reformlar yalnızca AB için değil, kendiniz için de yapıldı. DGM'lerin kaldırılması, basın özgürlüğü konusundaki reformlar, Kürtçe yayınlara başladınız. Bu yayının devlet televizyonu tarafından yapılmasını dünya saygıyla izlemelidir.
* RUHBAN OKULU MESAJI: İnanç özgürlüğü sayesinde sivil toplum canlanarak devleti güçlendirir. İşte biz bu nedenle Heybeliada Ruhban Okulu'nun açılması gibi eylemlerin son derece güçlü sinyaller vereceğini düşünüyoruz. Azınlık hakları sayesinde halk her tür katkıdan her bireyiyle yararlanma fırsatı bulacaktır. Bunu ben geldiğim ülkenin başkanı sıfatıyla söylüyorum. Benim gibi birinin oy hakkına bile sahip olmadığı bir ülkenin başkanı olarak söylüyorum. Nerde kaldı başkan olmak?.. ABD'de bu anlamda Guantanamo'nun kapatılmasını istedik, işkencenin kaldırılmasını istedik. Hepimizin değişmesini istedik. Ama bazen değişmek kolay değil.
* SOYKIRIM DEMEDİ: Başka bir konu demokrasinin önünde güçlük olarak karşımıza çıkıyor. Geçmişimizle nasıl başa çıkacağız? Bunu bilmemiz gerekiyor. ABD hâlâ kendi bazı karanlık dönemlerini ele alma sorunuyla karşı karşıya. Washington anıtının karşısında Lincoln anıtını da bulunduğunu söyleyeyim. Ülkemizde kölelik geçmişi ayrımcılık geçmişi var. Ayrıca Amerikan yerlilerinin nasıl müdahalelere kaldığını da biliyoruz. Tarih her zaman trajik gerçeklerle dolu. Geçmiş eğer çözümlenemezse omzumuzda büyük bir ağırlık olur. Her ülkenin geçmişiyle barışması ve geleceğe yönlenmesi gerekmektedir. Bu Meclis'te konuşurken tabii ki 1915'te yaşanan kötü olayları da gündeme getirmek lazım.
* ERMENİ SORUNUNU BEN DEĞİL, SİZ ÇÖZECEKSİNİZ:Bunlar benim değil, Ermeniler'in ve Türkler'in birlikte çözeceği sorunlardır. Türk ve Ermeni halkları dürüst açık ve yapıcı bir şekilde bu süreci ele almalıdır. Zaten bu anlamda Ermeni ve Türk liderlerin attıkları cesur adımları gördük. Açılan sınırlar Türk ve Ermeni halklarını daha barışçıl bir geleceğe adım atmalarını sağlayacaktır. ABD bu anlamda ilişkilerin güçlendirilmesi için iki ülkenin çabalarını desteklemektedir.
* İRAN'A ANKARA'DAN GÖNDERME: Zor bir bölgede yaşıyorsunuz. Nükleer silahlar yarar sağlamaz. Dünyanın bu bölgesi kinden yeterince payını aldı. İran'ın liderlerine de gayet net bir şekilde söyledim ki müşterek menfaatlerimizde saygıya dayanan, ABD'nin oynayacağı bir rol vardır. İran çok büyük bir medeniyettir ve biz onların ekonomik ve politik birleşme sürecine girmelerini ve refaha ulaşmalarını istiyoruz.
* PKK'YI DESTEKLEMİYORUM: Irak'ın güvenliği bölge güvenliği açısından önemlidir. ABD Irak'tan çekilecektir. Irak'ın komşularıyla birlikte, uzlaşıyla, ortak güvenliği için çalışacağız. Türkiye, Irak ve ABD'nin ortak bir terör tehdidiyle karşı karşıya kalması söz konusu. El Kaide ve PKK bunlardan biri. ABD Başkanı ve NATO müttefiki sıfatıyla ne PKK ne de hiçbir terör örgütünü desteklemiyorum. Burada işbirliğinin Irak'ın liderleri ve Türkiye arasındaki işbirliği ile sağlanması önemli.
* AFGANİSTAN'IN GÜVENLİĞİ: Bizler tabii ki El Kaide'nin Pakistan'da, Afganistan'da var olma, orayı güvenli bölge görmesini kabul edemeyiz. Bu nedenle Afganistan'ta güvenliği artırıyoruz. Sadece güvenlik anlamında değil, daha iyi bir yaşam kalitesi adına da.
* BENİM AİLEMDE DE MÜSLÜMAN VAR: ABD hiçbir zaman İslam'la savaşta değildir, olmamıştır, olmayacaktır. Esasen Müslüman dünyasıyla olan ortaklığımız kritik öneme sahiptir. ABD'nin Müslüman toplumlarla olan ilişkisi, sadece terörizm karşıtlığı ile sınırlanamaz. Dikkatli dinlemeliyiz,aynı fikirde olmadığımız zamanlarda bile saygı göstermeliyiz. Yüzyıllar boyunca İslam dünyası dünyanın şekillenmesine katkıda bulundu. ABD, Müslüman insanlar tarafından zenginleşti. Pek çok ABD ailesinde Müslümanlar var. Bunu çok iyi biliyorum. Çünkü ben de bunlardan biriyim.
ABD Başkanı Barack Obama, Tophane'i Amire'de 25 üniversite öğrencisiyle de başbaşa sohbet etti.
ABD Başkanı Barack Obama Tophane-i Amire'de öğrencilerle bir araya geldi.
Obama, öğrencilerin sorularından önce yaptığı konuşmada, "Hatalarımız oldu ama hep daha iyi bir dünya için çalıştık. Müslüman dünya ile ortaklık kurabiliriz" dedi.
ABD Başkanı Barack Obama, eski ABD Başkanı Bill Clinton'dan 10 yıl sonra TBMM'de milletvekillerine seslendi. Obama, "stratejik ortaklık" yerine "müttefikiz", "Ilımlı İslam" yerine de "laik-demokrasi" vurgusu yaptı. Obama, Türkiye'nin son derece hassas olduğu sözde Ermeni soykırımı iddialarından "1915 olayları" diye söz etmesi dikkat çekti. Obama, Heybeliada Ruhban Okulu'nun açılmasını da istedi. Obama, Türkiye'den Müslüman dünyaya da "İslam'la savaş halinde değiliz" mesajı gönderdi.
Meclis Genel Kurulu tarihi oturumu saat 15.00'de başladı. Obama, 15.30 sularında kürsüye çıkıp 25 dakika 36 saniye süren bir konuşma yaptı. Obama konuşmasının hemen başında Türkçe 'evet' jesti yaptı. "Bu ABD Devlet Başkanı sıfatıyla yaptığım ilk ülke ziyareti. Daha önce G-20, NATO ve Prag'da yapılan AB zirvesine gittim. Bana ziyaretimi Ankara ve İstanbul'da devam ettirmenin bir mesaj vermek için olup olmadığın sordular. Cevabım 'evet'" dedi. Obama'nın 8 kez alkışlar ile kesilen konuşmasında verdiği en önemli mesajlardan biri "Türkiye- ABD müttefiktir" oldu. Obama, şu mesajları verdi.
ABD ve TÜRKİYE BİRLİKTE ÇALIŞACAK: Pek çok zorlukları, son 60 yıl içinde birlikte ele aldık. Müttefikliğimizin gücü nedeniyle hem ABD, hem Türkiye daha da güçlendi, dünya da daha iyi bir yer oldu. Artık iki demokrasinin önünde daha büyük sorunlar var. Sınır tanımayan ekonomik kriz, çocukları ve kadınları öldüren aşırı uçlar, enerji arzı, iklim değişikliği, dünyada öldürücü silahlarının artması var.
* EKONOMİK KRİZE KARŞI EL ELE: ABD ve Türkiye, görülmemiş ekonomik krize, görülmemiş cevapta birlikte çalışıyorlar... ABD ve Türkiye dünya refahı için ortak çalışma imkânı bulabilir. Cumhurbaşkanı Gül ile ticaret alanında yapılabilecekleri ele aldık. Enerji söz konusu olduğunda yapabileceklerimiz var.
* AB ÜYELİĞİNİZİ ŞİDDETLE DESTEKLİYORUM: Sizin Doğu- Batı koridorunda doğalgaz anlamında önemli bir rolünüz var. Zaten demokrasi anlamında da paylaştığımız ortak değerler var. 21'inci yüzyılda tamamen birleşmiş, özgür bir Avrupa'yı hedefliyoruz. ABD, Türkiye'nin AB üyeliğini şiddetle desteklemektedir.
* TRT ŞEŞ'E ÖVGÜ: Türkiye'nin çok zor siyasi reformları gerçekleştirdiğini biliyorum. Bu reformlar yalnızca AB için değil, kendiniz için de yapıldı. DGM'lerin kaldırılması, basın özgürlüğü konusundaki reformlar, Kürtçe yayınlara başladınız. Bu yayının devlet televizyonu tarafından yapılmasını dünya saygıyla izlemelidir.
* RUHBAN OKULU MESAJI: İnanç özgürlüğü sayesinde sivil toplum canlanarak devleti güçlendirir. İşte biz bu nedenle Heybeliada Ruhban Okulu'nun açılması gibi eylemlerin son derece güçlü sinyaller vereceğini düşünüyoruz. Azınlık hakları sayesinde halk her tür katkıdan her bireyiyle yararlanma fırsatı bulacaktır. Bunu ben geldiğim ülkenin başkanı sıfatıyla söylüyorum. Benim gibi birinin oy hakkına bile sahip olmadığı bir ülkenin başkanı olarak söylüyorum. Nerde kaldı başkan olmak?.. ABD'de bu anlamda Guantanamo'nun kapatılmasını istedik, işkencenin kaldırılmasını istedik. Hepimizin değişmesini istedik. Ama bazen değişmek kolay değil.
* SOYKIRIM DEMEDİ: Başka bir konu demokrasinin önünde güçlük olarak karşımıza çıkıyor. Geçmişimizle nasıl başa çıkacağız? Bunu bilmemiz gerekiyor. ABD hâlâ kendi bazı karanlık dönemlerini ele alma sorunuyla karşı karşıya. Washington anıtının karşısında Lincoln anıtını da bulunduğunu söyleyeyim. Ülkemizde kölelik geçmişi ayrımcılık geçmişi var. Ayrıca Amerikan yerlilerinin nasıl müdahalelere kaldığını da biliyoruz. Tarih her zaman trajik gerçeklerle dolu. Geçmiş eğer çözümlenemezse omzumuzda büyük bir ağırlık olur. Her ülkenin geçmişiyle barışması ve geleceğe yönlenmesi gerekmektedir. Bu Meclis'te konuşurken tabii ki 1915'te yaşanan kötü olayları da gündeme getirmek lazım.
* ERMENİ SORUNUNU BEN DEĞİL, SİZ ÇÖZECEKSİNİZ:Bunlar benim değil, Ermeniler'in ve Türkler'in birlikte çözeceği sorunlardır. Türk ve Ermeni halkları dürüst açık ve yapıcı bir şekilde bu süreci ele almalıdır. Zaten bu anlamda Ermeni ve Türk liderlerin attıkları cesur adımları gördük. Açılan sınırlar Türk ve Ermeni halklarını daha barışçıl bir geleceğe adım atmalarını sağlayacaktır. ABD bu anlamda ilişkilerin güçlendirilmesi için iki ülkenin çabalarını desteklemektedir.
* İRAN'A ANKARA'DAN GÖNDERME: Zor bir bölgede yaşıyorsunuz. Nükleer silahlar yarar sağlamaz. Dünyanın bu bölgesi kinden yeterince payını aldı. İran'ın liderlerine de gayet net bir şekilde söyledim ki müşterek menfaatlerimizde saygıya dayanan, ABD'nin oynayacağı bir rol vardır. İran çok büyük bir medeniyettir ve biz onların ekonomik ve politik birleşme sürecine girmelerini ve refaha ulaşmalarını istiyoruz.
* PKK'YI DESTEKLEMİYORUM: Irak'ın güvenliği bölge güvenliği açısından önemlidir. ABD Irak'tan çekilecektir. Irak'ın komşularıyla birlikte, uzlaşıyla, ortak güvenliği için çalışacağız. Türkiye, Irak ve ABD'nin ortak bir terör tehdidiyle karşı karşıya kalması söz konusu. El Kaide ve PKK bunlardan biri. ABD Başkanı ve NATO müttefiki sıfatıyla ne PKK ne de hiçbir terör örgütünü desteklemiyorum. Burada işbirliğinin Irak'ın liderleri ve Türkiye arasındaki işbirliği ile sağlanması önemli.
* AFGANİSTAN'IN GÜVENLİĞİ: Bizler tabii ki El Kaide'nin Pakistan'da, Afganistan'da var olma, orayı güvenli bölge görmesini kabul edemeyiz. Bu nedenle Afganistan'ta güvenliği artırıyoruz. Sadece güvenlik anlamında değil, daha iyi bir yaşam kalitesi adına da.
* BENİM AİLEMDE DE MÜSLÜMAN VAR: ABD hiçbir zaman İslam'la savaşta değildir, olmamıştır, olmayacaktır. Esasen Müslüman dünyasıyla olan ortaklığımız kritik öneme sahiptir. ABD'nin Müslüman toplumlarla olan ilişkisi, sadece terörizm karşıtlığı ile sınırlanamaz. Dikkatli dinlemeliyiz,aynı fikirde olmadığımız zamanlarda bile saygı göstermeliyiz. Yüzyıllar boyunca İslam dünyası dünyanın şekillenmesine katkıda bulundu. ABD, Müslüman insanlar tarafından zenginleşti. Pek çok ABD ailesinde Müslümanlar var. Bunu çok iyi biliyorum. Çünkü ben de bunlardan biriyim.
Obama Öğrencilerle Bir araya geldi
ABD Başkanı Barack Obama, Tophane'i Amire'de 25 üniversite öğrencisiyle de başbaşa sohbet etti.
ABD Başkanı Barack Obama Tophane-i Amire'de öğrencilerle bir araya geldi.
Obama, öğrencilerin sorularından önce yaptığı konuşmada, "Hatalarımız oldu ama hep daha iyi bir dünya için çalıştık. Müslüman dünya ile ortaklık kurabiliriz" dedi.

Ve bekleyiş sona eriyor.Obama, yarın ilk olarak Ankara'ya adımını atacak.Yoğun güvenlik önlemleri altında gerçekleşecek 2 günlük ziyarette gündemi yaratan birçok konu görüşülecek.Özellikle İstanbul ve Ankara'daki vatandaşlara trafikte sabır diliyorum...
Bundan yaklaşık 1 ay kadar önce A.B.D Dışişleri Bakanı Hillary Clinton gelmiş ve liderlerle görüşmüştü.Görüşmenin ardından Obama'nın Türkiye ziyaretinin sinyallerini vermiş ve Nisan ayında A.B.D Başkanı'nın ülkemize geleceğini açıklamıştı.
Obama'nın güvenliği öyle üst seviyedeydi ki, daha Obama'nın gelmesine 2-3 hafta kala casus uçaklar ülkemizin semalarında dolaşmaya başlamıştı bile.Ankara ve İstanbul yarın büyük bir ihtimalle ana - baba gölüne dönecek.Bu kalabalığın büyük bir bölümünü de koruma ordusu oluşturur sanırım:)
Sürücü vatandaşlarımıza birkere daha sabırlar diliyorum ve Obama'nın Türkiye programına geçiyorum.İşte Obama'nın Türkiye Programı...
Ziyaret Programı
- Obama önce Ankara'ya gelecek
- Anıtkabir'i ziyaret edecek
- Gül ve Erdoğan'la biraraya gelecek
- ABD Başkanı TBMM'de Genel Kurul'a hitap edecek
- Emine Erdoğan ve Michelle Obama görüşecek
- Erdoğan ile Obama'nın İstanbul'a birlikte gidebileceği konuşuluyor
- Erdoğan ve Obama, İstanbul Boğazı'nda tekne turu yapacak
- Erdoğan ve Obama'nın ortak bir açıklama yapması planlanıyor
Görüşülecek Konular
- Stratejik konular
- Bölgesel güvenlik
- Ermeni soykırım iddiaları
- Irak ve Ortadoğu
- Kıbrıs ve Türkiye'nin AB üyelik süreci
- Ekonomik ilişkiler ve küresel kriz

Türkiye'nin veto etmesiyle NATO Genel Sekreterliği tehlikeye giren Rasmussen, Obama'nında kefil olmasıyla ülkemizin sunduğu şartları kabul etti.Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın "Dünya barışına katkı sağlayacak yetenekleri konusunda şüphelerim var" sözleri ve Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ünde Başbakan'ın bu sözlerini desteklemesinin ardından, ülkemize karşı ikna çabaları başladı.Hatta İtalya Başbakanı Berlusconi, Erdoğan'ı ikna etmek için fotoğraf çekimine yetişemedi.
Dün öyle bir yoğun bir gündü ki tam 36 saatlik bir restin ardından, 8 maddelik bir mutabakat sonucu Rasmussen NATO Genel Sekreteri seçildi.İşte anlaşılan maddelerden bazıları:
- Roj TV Kapatılacak.
- NATO Genel Sekreter Yardımcıları’ndan biri Türk olacak.
- NATO Genel Sekreter Yardımcılığını yürüten Türk, aynı zamanda NATO Genel Sekreteri’nin vekili olacak.
- NATO’nun Afganistan Temsilciliği’nin yanı sıra NATO’nun komuta kademesinde Türk askeri de bulunacak.
- Rasmussen, İslam dünyasından özür dileyecek.
- Rasmussen'in, bu konuşmada teröre karşı açık tavrını da ifade edeceği belirtiliyor.
NATO'nun kuruluşunun 60.yıldönümünde, üye ülkeler buluşarak, gündem hakkında görüşmeler yaptılar.Danimarka Başbakanı Rasmussen'in, NATO Genel Sekreterliğine aday gösterilmesinin ardından, Türkiye bu kararı veto etti.Hatırlarsınız Rasmussen, Roj TV'nin kapatılması için yapılan taleplere sessiz kalmış ve böylece terör örgütünün propagandasını yapan bu kanala destek vermişti.Ayrıca Peygamber efendimiz Hz. Muhammed'e karşı yapılan hakaret karikatürlerinede sesini çıkarmamıştı.
İşte Başbakan Erdoğan, bu rahatsızlıklardan ötürü Rasmussen'i NATO Genel Sekreterliği'ne uygun görmemiş ve karşı çıkan tek lider olmuştu.Bunun üzerine Danimarka geri adım attı ve Roj TV'nin kapatılması için Türkiye'ye iki üst düzeyde savcı gönderdi.Anlaşılan Türkiye'nin bu tutumu karşısında Rasmussen zor bir duruma düştü.Sonraki gelişmeleri yine buradan aktarmaya devam edeceğim.
Bu arada Türkiye'nin NATO'ya Girişi yazısını okursanız sevinirim.
İşte Başbakan Erdoğan, bu rahatsızlıklardan ötürü Rasmussen'i NATO Genel Sekreterliği'ne uygun görmemiş ve karşı çıkan tek lider olmuştu.Bunun üzerine Danimarka geri adım attı ve Roj TV'nin kapatılması için Türkiye'ye iki üst düzeyde savcı gönderdi.Anlaşılan Türkiye'nin bu tutumu karşısında Rasmussen zor bir duruma düştü.Sonraki gelişmeleri yine buradan aktarmaya devam edeceğim.
Bu arada Türkiye'nin NATO'ya Girişi yazısını okursanız sevinirim.
20 Ülkenin biraraya geldiği ve içlerinde Türkiye'ninde bulunduğu Londra'daki G-20 Zirvesi toplandı.Zirve'de konuşan Başbakan Erdoğan, İşsizlik konusunda dünyada iyi olduğumuzu ve krizin en az Türkiye'yi etkileyeceğini söyledi.İşte Sabah Gazetesi'nin haberi...Başbakan Recep Tayyip Erdoğan G-20 zirvesinde bir konuşma yapıyor. Türkiye'nin uluslararası yatırımcılar için güvenli bir liman olduğunu söyleyen Erdoğan, IMF ile görüşmelerin Türkiye'nin menfaatine olacak şekilde devam edeceğini vurguladı.
"İşsizliğin artmadığı ülke yok, artmaması için her türlü tedbiri alıyoruz" diyen Erdoğan, "İşsizlik deniyor. Biz devir aldığımızda yüzde 10 idi bu krizde 13'lere yükseldi.. .Diğer ülkelerle kıyaslandığında daha iyi durumdayız... Biz işsizlikle mücadele içindeyiz... Hatta biz patronlara sen işçi çıkarma biz senin yerine yevmiyenin yarısını 6 ay ödeyeceğiz" şeklinde konuştu.
Erdoğan seçimlerle ilgili de, "Halkımız hem bize hem muhalefete seçimlerde mesaj vermiştir" dedi.
En Çok Tıklananlar
-
Burda daha önceleri de İstanbul'un fethini anlatacak olan Fetih 1453 filmiyle ilgili ayrıntılara yer vermiştik hatırlarsanız.Ha çıktı, çı...
-
90'lı yılların veletleri olaraktan çok şanslı bir nesil olduğumuzu sanırım söylememe gerek yok.Hele ki milenyum bebeleri her türlü imkana sa...
-
Şimdi sizlerle paylaşacağım hikaye, köpeklerin insanın en yakın ve sadık dostu olabileceğini kanıtlar nitelikte bir hikaye olacak eminim.D...
-
' Jet Fadıl ' adını son zamanlarda pek bir duymaya başladık.Aslında ilk defa duyulan bir isim değil bu özellikle küçüklüğümden de hatırl...
-
Bugünkü yazımızda sözüm ona internet fenomenleri olan genç değerlerimizi işleyeceğiz efenim.Daha önceleri de sanal ortamlarla insanımızın...
Arşiv
-
►
2011(102)
- Aralık 2011(4)
- Kasım 2011(3)
- Ekim 2011(4)
- Eylül 2011(9)
- Ağustos 2011(9)
- Temmuz 2011(16)
- Haziran 2011(12)
- Mayıs 2011(9)
- Nisan 2011(11)
- Mart 2011(5)
- Şubat 2011(7)
- Ocak 2011(13)
-
►
2010(288)
- Aralık 2010(9)
- Kasım 2010(19)
- Ekim 2010(27)
- Eylül 2010(34)
- Ağustos 2010(29)
- Temmuz 2010(17)
- Haziran 2010(35)
- Mayıs 2010(36)
- Nisan 2010(22)
- Mart 2010(20)
- Şubat 2010(17)
- Ocak 2010(23)
- ▼ 2009(267)
- Aralık 2009(6)
- Kasım 2009(14)
- Ekim 2009(13)
- Eylül 2009(21)
- Ağustos 2009(24)
- Temmuz 2009(17)
- Haziran 2009(31)
- Mayıs 2009(26)
- Nisan 2009(25)
- Mart 2009(34)
- Şubat 2009(33)
- Ocak 2009(23)
-
►
2008(125)
- Aralık 2008(19)
- Kasım 2008(23)
- Ekim 2008(23)
- Eylül 2008(19)
- Ağustos 2008(21)
- Temmuz 2008(14)
- Haziran 2008(3)
- Mayıs 2008(1)
- Şubat 2008(1)
- Ocak 2008(1)
-
►
2007(4)
- Ekim 2007(1)
- Eylül 2007(3)


















