Archives
Google arama motorunda Ağustos ayının en çok aranan kelimeleri açıklandı.Sonuçlara göre Ağustos ayında en çok aranan kelime evden iş imkanı ile ilgili kelimeler oldu.Hemen arkasından da maç sonuçları, ÖSS gibi aramalar yoğun olarak gerçekleşti.
Google'da aranan kelimeler ile ilgili bilgi için Google Trends hizmeti Türkçe olarak hizmete geçti.Kelime soruşturmalarınız için bu servisi kullanabilirsiniz.
Google'da aranan kelimeler ile ilgili bilgi için Google Trends hizmeti Türkçe olarak hizmete geçti.Kelime soruşturmalarınız için bu servisi kullanabilirsiniz.

Aslında lazlarımızın icatları genellikle bir işi kolaylaştırmak adına yapılan ilginç icatlardır.Bugüne kadar geliştirdikleri yüzlerce yöntem medyada hep konu edilmiştir.İşte bu kez de yine medyada yer bulacak bir yöntem bulmuş lazlarımız.Trabzonbook adında sosyal paylaşım sitesi açan Trabzon'lular arayüzü hemen hemen Facebook tarzı olan bu sitede tüm Trabzon'luları buluşturmayı amaçlamışlar.
Vadi'nin 24 Eylül Perşembe günü yayınlanacak olan yeni sezon bölümünün özet ve fotoğrafları da Kurtlar Vadisi Pusu resmi sitesi www.kurtlarvadisi.com adresinde yayınlandı.Fotoğraflarda Polat ve İskender'in Türk bayrağını çekiştirmeleri ve boğaz boğaza olmaları da oldukça dikkat çekiyor.
Ekranların efsane dizisi Kurtlar Vadisi Pusu, 4. sezonunda izleyicileriyle Star TV ekranlarında buluşuyor! 24 Eylül’de yayınlanacak olan yeni sezonun ilk bölümünde yine nefesler tutulacak, tüm Türkiye Star TV ekranlarına kilitlenecek.
Polat Alemdar, ağır yaralı kurtulduğu Başbakan suikastının düğümlerini çözmek için nasıl bir yol izleyecek?
Polat’a yardım eden sürpriz isim kim?
İskender ve Polat’ın sürpriz karşılaşmasında neler olacak?
Polat’ın adamlarını hapishanede bekleyen büyük tehlike ne?
Başbakanın hasta yatağında sürpriz ziyaretçileri kimler?
Cevat’ın ateşi bu defa kimleri yakacak?
Tüm bu soruların yanıtları ve çok daha fazlası, yeni sezonun ilk bölümüyle, 24 Eylül Perşembe akşamı Star TV ekranlarında olacak…
Ekranların efsane dizisi Kurtlar Vadisi Pusu, 4. sezonunda izleyicileriyle Star TV ekranlarında buluşuyor! 24 Eylül’de yayınlanacak olan yeni sezonun ilk bölümünde yine nefesler tutulacak, tüm Türkiye Star TV ekranlarına kilitlenecek.
Polat Alemdar, ağır yaralı kurtulduğu Başbakan suikastının düğümlerini çözmek için nasıl bir yol izleyecek?
Polat’a yardım eden sürpriz isim kim?
İskender ve Polat’ın sürpriz karşılaşmasında neler olacak?
Polat’ın adamlarını hapishanede bekleyen büyük tehlike ne?
Başbakanın hasta yatağında sürpriz ziyaretçileri kimler?
Cevat’ın ateşi bu defa kimleri yakacak?
Tüm bu soruların yanıtları ve çok daha fazlası, yeni sezonun ilk bölümüyle, 24 Eylül Perşembe akşamı Star TV ekranlarında olacak…

Aslında bahsedeceğim konu gerçekten de Aşk-ı Memnu dizisindeki sevişme sahneleri ile ilgili.Milletimizin hatta insanlığın ortak zaafı cinselliği bu dizide ortalama her bölümde görmekteyiz.Hemde alışılmış bir şekilde de değil.Filmin senaryosundaki Behlül karakterinin yengesine ilgi duyması ve yasak bir aşk yaşamaları, adeta bu tür yaklaşımları insanımızın gözünde normalleştiriyor.Aile yapısına ciddi zararlar veriyor.Her ne kadar romandan alınmış olsa bile bu tür ilişkilerin böyle tutkulu bir şekilde anlatılması ahlak kavramını bir kez daha gözden geçirmemizin gerektiğini gösteriyor.
Bu konuda herkesi duyarlı olmaya çağırıyorum.Çünkü eğer bu böyle devam ederse korkarak söylüyorum ki bu iş ensest dediğimiz aile içi cinsel ilişkileri konu alan yapımlara kadar ilerleyecektir!Konu hakkında değerli yorumlarınızı bekliyorum...

- İl İl Bayram Namazı Saatleri
- Bayram Namazı Nasıl Kılınır?
- Bayram'da Bu Yollara Dikkat!
- Köprü ve Otoyollar Bayramda Ücretsiz
- Bayram'da Ankara'daki Otobüsler Ücretsiz!
- Bayram Mesajları
- Bayram e-Kartları

Tabi failin yakalanmasında Polisimizin büyük etkisi oldu.Aile sıkıştırıldı, onlarca inceleme yapıldı, çember daraldı.Ve sonunda daha fazla kaçamayacağını anlayan Garipoğlu teslim oldu.İşin asıl detayları bundan sonra konuşulacak.Gündemi 6 ay boyunca yoğun bir şekilde meşgul eden bu olayın yankıları da uzun zaman dinmeyecektir eminim.
Emniyet'te kısa bir sorgusu alındıktan sonra Şişli Eftal Hastanesi'ne götürülen Garipoğlu'nun ilk sözleri "Babam için teslim oluyorum, babamın tutuklu olmasına üzülüyorum" oldu.
Ülkemiz bu teröre ne kadar çok para harcıyormuş da haberimiz yokmuş.Güneydoğu'da düzenlenen operasyonlarda harcanan masrafı geçin, terörist lideri Abdullah Öcalan'ın devletimize günlük maliyeti tam 125 Bin TL (125 Milyar)'mış.İlk başta şaka gibi geliyor insana ama İmralı'daki güvenlik kameralarından tutun, askerine kadar güvenliği en üst düzeyde tutmak günde 125 Bin TL'ye mâl oluyormuş.Zamanında Öcalan'ın idam cezasının kalkmasına destek olanlar bugün bir milliyetçidir gidiyor ki sormayın!
Sırf Abdullah Öcalan için yapılan aylık masraf 3 Milyon 750 Bin Lira(3 Trilyon 750 Milyar).Şimdi anlaşılıyor ki zamanında terörist liderinin asılmaması için imzasını atanlar, büyük bir oyunun kuklası olmuşlar.Bu durumu fırsata çevirelim derken resmen uzun vadeli bir oyunun parçası haline gelmişler.Abdullah Öcalan'ın dirisinin bundan sonra bu devlete faydası yoktur ki asıl fayda idamıyla sağlanacaktır.
İşte merak edenler için İmralı'daki bir günlük maliyetinin tablosu:
Sırf Abdullah Öcalan için yapılan aylık masraf 3 Milyon 750 Bin Lira(3 Trilyon 750 Milyar).Şimdi anlaşılıyor ki zamanında terörist liderinin asılmaması için imzasını atanlar, büyük bir oyunun kuklası olmuşlar.Bu durumu fırsata çevirelim derken resmen uzun vadeli bir oyunun parçası haline gelmişler.Abdullah Öcalan'ın dirisinin bundan sonra bu devlete faydası yoktur ki asıl fayda idamıyla sağlanacaktır.
İşte merak edenler için İmralı'daki bir günlük maliyetinin tablosu:
- İmralı'da Öcalan tek başına kalıyor. Etrafı tamamen çevrili ve 165 kamera ile korunuyor. Avukat görüşmeleri dahil her anı kayıt altında.
- 250'si subay 1000'e yakın askeri personel var. Ada güvenlik için denizden de abluka altında.
- *15 günde bir sağlık kontrolü yapılıyor. (kaynak)
Ferdi Baba'yı dolandırmışlar! Haberi ilk gördüğümde hakikaten çok üzüldüm.Toplumumuzda böylesine saygın insanlarımızın iyi niyetini suistimal edenlere yazıklar olsun diyorum.Yine de yılmayacağını söylemiş Ferdi abimiz.Mesele ise şöyle gelişiyor.Ferdi Tayfur Doğudaki eğitim yoksunluğundan dolayı bir okul açtırmak istiyor.Hatta bunun için Adana'daki evlerini bile satıyor.Tabi kendini müteahhit olarak tanıtan kişi Tayfur'un Adana'daki 5 dairesi, Marmaris'teki 2 yazlığını satıyorlar.
Okul konusundaki kararlılığını belirten ünlü sanatçı "Devletimden yardım bekliyorum. Doğu'da uygun bir arsa verirlerse okulu yaptırıp, bu hayalime kavuşmak istiyorum. Bu insanlar yüzünden kalbimdeki iyi niyeti köreltecek değilim" dedi.
Allah kendisinden razı olsun.Yaptırdığı okul değil, içindeki iyi niyet ve istek bile yeterlidir bizler için.

Fragmanda gördüğüm kadarıyla birileri hapishaneyi basıyor.Ardından kavga gürültü.Polat doktor kılığına girmiş ne yapacağı belli değil.Bi de Şahin marka araba gördüm ne alakaysa :)) İşte malum fragmanı en yüksek kalitede sizlere sunuyorum.(Bekleyin açılacak, Açılmazsa sayfayı yenileyin)
Link:
CNN TÜRK Haber Müdürü Rıdvan Akar, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek ile yaptığı canlı yayında adeta maytaba alındı.CNN TÜRK'ün "İÇKİ BASKISI!" şeklinde başlığa kızan Gökçek, Rıdvan Akar'ı kimi zaman zor duruma düşürürken kimi zamanda resmen dalga geçildi.İşte o uzun röportaj :)Rıdvan Akar: Bazı vatandaşlar bunun arkasında farklı şeyler olduğunu düşünüyor. Bunun ardında başka bir şey var mı efendim?
Melih Gökçek: Rıdvan Bey herşeyden önce şunu söyleyeyim. Şimdi ekranınıza bakıyorum ve ekranınız altında "İçkı baskısı" yazıyor. Bir kere bu önyargılı bir başlık. Herşeyden önce bu başlığı değiştirin. Kim kime içki baskısı yapıyor? Kime için ya da içmeyin diyoruz.
RA: Sayın Gökçek o "mahalle baskısı" kavramından kaynaklanan bir metafor. Herhangi bir yönlendirme söz konusu değil.
MG: Objektif mi? Burada "mahlale baskısı"... CHP burada yüzde 80 oy almış hangi mahalle baskısından bahsediyorsunuz?
SIKIŞTIN PERİŞAN OLDUN DEĞİL Mİ
7. Caddeyle ilgili soruları cevaplayan Gökçek'e Rıdvan Akar, Ankarspor ve EGO'nun satışıyla ilgili soruları sorunca Melih Gökçek müdahale etti. "Gökçek, Bizi burada perişan etti hiç olmazsa biz de onu perişan edelim diye 3. sualinizi soruyorsunuz." deyince Rıdvan Akar, " Biz perişan olmayız siz de perişan olmayın lütfen" dedi.
http://www.google.com.tr/#hl=tr&source=hp&q=r%C4%B1dvan+akar&btnG=Google%27da+Ara&meta=&aq=f&oq=r%C4%B1dvan+aka&fp=cfdf69cfee2f7377 - Google Arama
http://news.google.com.tr/news/search?aq=f&pz=1&ned=us&hl=en&q=r%C4%B1dvan+akar - Google News Arama
Yahu nedir bu telefon çılgınlığı.Herkesin elinde bir telefon.Baksan ellerinden hiç düşürmezler.Cep telefonu artık amacını bile aştı diyebiliriz.Özellikle 3G'nin de gelmesiyle resmen birlikte taşınabilir internet haline geldiler.Tabi cebi tutaştıran fiyatların üstesinden gelebilirsek.Damacana 3G'de umut TTNet demiş.Ne de güzel söylemiş.3 büyüklerden umut yok, hem ucuz hem hızlı interneti cebimize getirse getirse TTNet getirir bence de.
3G'nin gelmesiyle birlikte müşteri hizmetlerinin yoğunluğu da artmıştır elbette.İnsanımızda bu tür yeniliklere ilgi var ama bunun da suyu çıkar gibi geliyor bana.Kim bilir bu 3G yüzünden neler gelecek başımıza.
Yalova'da, çağrı merkezi sektöründe çalışan müşteri temsilcileri tarafından kurulan Çağrı Merkezi ve Bilişim Teknolojileri Çalışanları Derneğinin (ÇABİT) tiyatro grubu, mesai saatlerinde telefon başında yaşadıkları komik diyalogları, tiyatro sahnesine aktarıyorlarmış.Oldukça yaratıcı ve güldürücü bir gösteri olur bence.Ülkemizde hergün binlerce kişinin müşteri hizmetlerini aradığı düşünülürse bu şekilde mizahi malzemelerin de olağan olması bence çok doğal.İşte çağrı merkezlerinde yaşanmış en komik diyaloglardan birkaçı:
-İyi günler. Ben Demet, nasıl yardımcı olabilirim?
-Alo! Siz gerçek misiniz yoksa kaset mi?
-Nasıl yardımcı olabilirim size? Adınız soyadınız nedir acaba?
-Ben Nuri. Ya boşver unuttum ben neden aradığımı. Neyse sonra
yine ararım ben.
-Adınız soyadınız nedir acaba?
-Zımbırt...
- Bilgilerinizi kontrol ediyorum Zımbırt Bey!
-İyi geceler hanımefendi, nasıl yardımcı olabilirim?
-Canım ben arkadaş arıyorum, ama bulamıyorum.
-Anlıyorum.
-Sesli yanıt sisteminde 5'i tuşlayarak yapabilirsiniz.
-Peki sen benim için tuşlar mısın canım?
-Buyurun sizi dinliyorum.
-Arkadaşım ben telefona kontör yüklüyorum. Akşam yatıyorum, sabah kalkıyorum. Bir bakıyorum kontörlerim kaçmış, gitmiş.
-Şimdi 'mouse'u ekranın sağ alt köşesinde bulunan saat ikonunun yanındaki bilgisayar resmine çift tıklayınız.
-Saatin yanında benim herifin resmi var, bilgisayar resmi yok.
-Şu anda masaüstünde ne var bana aktarabilir misiniz?
-Kahva fincanı, su bardağı, saat, kocamın resmi...
-Hanımefendi, 'masaüstü' demek bilgisayarın ekranı demek.
-Şimdi... bey, masaüstünden bilgisayarıma çift tıklayınız
-Ben buradan senin masanın üstündeki bilgisayara nasıl tıklayayım?
-Şimdi açık olan tüm pencereleri kapatmanızı istiyorum.
-Tamam hemen kapatıyorum
-Alo... Orada mısınız? Alo...
-Mutfaktaki pencereleri kapatmaya gitmiştim.
3G'nin gelmesiyle birlikte müşteri hizmetlerinin yoğunluğu da artmıştır elbette.İnsanımızda bu tür yeniliklere ilgi var ama bunun da suyu çıkar gibi geliyor bana.Kim bilir bu 3G yüzünden neler gelecek başımıza.
Yalova'da, çağrı merkezi sektöründe çalışan müşteri temsilcileri tarafından kurulan Çağrı Merkezi ve Bilişim Teknolojileri Çalışanları Derneğinin (ÇABİT) tiyatro grubu, mesai saatlerinde telefon başında yaşadıkları komik diyalogları, tiyatro sahnesine aktarıyorlarmış.Oldukça yaratıcı ve güldürücü bir gösteri olur bence.Ülkemizde hergün binlerce kişinin müşteri hizmetlerini aradığı düşünülürse bu şekilde mizahi malzemelerin de olağan olması bence çok doğal.İşte çağrı merkezlerinde yaşanmış en komik diyaloglardan birkaçı:
-İyi günler, nasıl yardımcı olabilirim? Ben Emre.
-Yahu benim kontörlerimi neden emiyorsunuz!
-Yahu benim kontörlerimi neden emiyorsunuz!
-İyi günler. Ben Demet, nasıl yardımcı olabilirim?
-Alo! Siz gerçek misiniz yoksa kaset mi?
-Nasıl yardımcı olabilirim size? Adınız soyadınız nedir acaba?
-Ben Nuri. Ya boşver unuttum ben neden aradığımı. Neyse sonra
yine ararım ben.
-Adınız soyadınız nedir acaba?
-Zımbırt...
- Bilgilerinizi kontrol ediyorum Zımbırt Bey!
-İyi geceler hanımefendi, nasıl yardımcı olabilirim?
-Canım ben arkadaş arıyorum, ama bulamıyorum.
-Anlıyorum.
-Sesli yanıt sisteminde 5'i tuşlayarak yapabilirsiniz.
-Peki sen benim için tuşlar mısın canım?
-Buyurun sizi dinliyorum.
-Arkadaşım ben telefona kontör yüklüyorum. Akşam yatıyorum, sabah kalkıyorum. Bir bakıyorum kontörlerim kaçmış, gitmiş.
-Şimdi 'mouse'u ekranın sağ alt köşesinde bulunan saat ikonunun yanındaki bilgisayar resmine çift tıklayınız.
-Saatin yanında benim herifin resmi var, bilgisayar resmi yok.
-Şu anda masaüstünde ne var bana aktarabilir misiniz?
-Kahva fincanı, su bardağı, saat, kocamın resmi...
-Hanımefendi, 'masaüstü' demek bilgisayarın ekranı demek.
-Şimdi... bey, masaüstünden bilgisayarıma çift tıklayınız
-Ben buradan senin masanın üstündeki bilgisayara nasıl tıklayayım?
-Şimdi açık olan tüm pencereleri kapatmanızı istiyorum.
-Tamam hemen kapatıyorum
-Alo... Orada mısınız? Alo...
-Mutfaktaki pencereleri kapatmaya gitmiştim.

Güncel olaylardan ve medyayı kurcalayan aynı zamanda sizlere de faydalı bilgileri apaçık yorumlayıp, derlediğim blogum 2 yıl gibi bir sürede epey bir yol katetti.Öncelikle ziyaretçimden memnunum.Beni mail aracılığı ile gün be gün takip eden tüm arkadaşlarla sonsuz teşekürler ederim.O güzel yorumlarını benden muhafaza etmezlerse sevinirim.Ayrıca Pagerank 3'te devam ediyor.Link değişimi yapacak yazarlarımıza da açığım.
Gördüğünüz gibi ALper ER Blog tüm hızıyla devam ediyor.Öneri, Şikayet veya İstekleriniz olursa lütfen çekinmeden benimle konta kurun.Allahaısmarladık.

Efsane dizi Kurtlar Vadisi Pusu 24 Eylül Perşembe Star TV’de başlıyor!
Kurtlar Vadisi Pusu, nefesleri kesecek yeni bölümleriyle 24 Eylül’den itibaren kendi gününde kendi saatinde Star TV’de izleyicileriyle buluşacak!
Blogger'in yazı editöründeki en büyük eksiklerden biri de şüphesiz devamını oku eklentisinin bulunmamasıydı.Tabi bizlerde bunu <'span class="fullpost"'> etiketleriyle yapıyorduk.Gerçi ben Mobipress temasına geçtikten sonra otomatikmen yazılarım belli bir satırdan itibaren kesiliyordu.Devamını oku eklentisinin Blogger yazı editörüne eklenmesiyle birlikte tüm Blogger'cıların işi bir nebze de olsa kolaylaştı diye düşünüyorum.
Peki bu eklentiyi nasıl kullanacağız.Herşey çok basit.Bilmeyenler için anlatalım.Yazı editörümüzün Oluştur sekmesinde şu şekilde bir seçenek bulunuyor.
Resimde de görüldüğü gibi "Atlama Aralığı Ekle" seçeneğini tıklıyoruz ve ardından karşımıza yatay bir çubuk geliyor.HTML'yi düzenle kısmına geliyoruz ve şu şekilde olduğu gibi:
More kısmının altına gizlemek istediğimiz yazıyı yazıyoruz ve olay bitiyor.
Ayrıca istersek Devamı>>> yazısını da kolayca kendimize göre değiştirebiliyoruz.Kontrol Panelimizden Yerleşim > Sayfa Öğeleri sekmesinden Blog Kayıtları kısmına düzenle diyerek devam yazısını da değiştirebiliriz.
Gün geçtikçe gelişen Blogger'a verdiği tüm hizmetlerden ötürü koca bir teşekürü borç biliriz.
Peki bu eklentiyi nasıl kullanacağız.Herşey çok basit.Bilmeyenler için anlatalım.Yazı editörümüzün Oluştur sekmesinde şu şekilde bir seçenek bulunuyor.
Resimde de görüldüğü gibi "Atlama Aralığı Ekle" seçeneğini tıklıyoruz ve ardından karşımıza yatay bir çubuk geliyor.HTML'yi düzenle kısmına geliyoruz ve şu şekilde olduğu gibi:
More kısmının altına gizlemek istediğimiz yazıyı yazıyoruz ve olay bitiyor.
Ayrıca istersek Devamı>>> yazısını da kolayca kendimize göre değiştirebiliyoruz.Kontrol Panelimizden Yerleşim > Sayfa Öğeleri sekmesinden Blog Kayıtları kısmına düzenle diyerek devam yazısını da değiştirebiliriz.
Gün geçtikçe gelişen Blogger'a verdiği tüm hizmetlerden ötürü koca bir teşekürü borç biliriz.

Açıklamada bir de yağışla birlikte İstanbul için risk oluşturan ve tedbir alınması öncelikli olan bölgelerin listeleri verildi.İşte risk noktaları:
- Beykoz Deresi (Tokatköy)
- Cendere ve Akbaba kolları
- Riva Deresi Ali Bahadır kolu
- Ümraniye Kemer Deresi Çırçır kolu
- Çavuşbaşı Çengeldere
- Karanlıkdere ve Baklacıdere
- Şile Kabakozdere ve İmrendere
- Sultanbeyli Uzundere
- Paşaköy Ayazma kolu
- Çamaşırcı deresi Fındıklı kolu
Türkiye Genelinde Hava Durumu

Saatlerce İkitelli'de askeri helikopterlerle kurtarılmayı bekleyen vatandaşımız bir yana, 80 yıldır görülmemiş bu felaketi utanca çeviren vatandaşlarımızda oldular.Basın Ekspres Yolu'nda sel nedeniyle yol kenarlarında bulunan birçok fabrikanın camlarının kırıldı. Fabrikanın ve satış mağazalarının malları ise yol kenarlarına saçıldı.Bunu fırsat bilen vatandaş saçılan eşyaları yağmaladılar.Hatta bununla yetinmeyip tüm uyarılara rağmen kamyonet aracılığıyla eşyaları aldılar.Yazıklar olsun diyorum.Demek ki memleketimiz daha kötü durumlara düşse yine benzer rezillikler yaşanacak!
Doğan Yayın Holding'e kesilen 3.7 milyar liralık vergi cezası borsada gruba ait tüm hisselerin taban olmasına neden oldu.Doğan Grubu bünyesinde incelemelerini sürdüren Maliye denetmenleri 2005–2006 ve 2007 yıllarına ait incelemeleri sonucunda Doğan Yayın Holding’e 1.88 milyar TL vergi aslı, 1.88 milyar TL vergi zıyaı cezası, toplam 3 milyar 755 milyon TL ceza kesti. Maliye Bakanlığı yılın ilk aylarında yine Doğan Yayın Holding’e 2006’daki Doğan TV hisselerinin yüzde 25’nin 375 milyon Euro’ya satışını 2007’de yapmış gösterip vergi kaçırdığı gerekçesiyle 826 milyon lira ceza kesmişti. İki ceza toplamı 4 milyar 581 milyon lira yapıyor.
Peki Doğan Holding bu cezayı nasıl karşılayacak? Söylenene göre 2 Holding'in piyasa değeri toplamı bile bu cezayı ödemeye yetmiyor.Bugünkü değerlere bakıldığında Doğan Holding ve Doğan Yayın Holding'in piyasa değerleri toplamı 4 Milyar dolar ediyor.
Düşünüyorum da Doğan Holding'in dış ortakları olmasaydı şimdi haciz bile sözkonusu olabilirdi.Bu kez konuşmak yerine Aydın Bey'e ithafen bir video paylaşmak isterim...
Peki Doğan Holding bu cezayı nasıl karşılayacak? Söylenene göre 2 Holding'in piyasa değeri toplamı bile bu cezayı ödemeye yetmiyor.Bugünkü değerlere bakıldığında Doğan Holding ve Doğan Yayın Holding'in piyasa değerleri toplamı 4 Milyar dolar ediyor.
Düşünüyorum da Doğan Holding'in dış ortakları olmasaydı şimdi haciz bile sözkonusu olabilirdi.Bu kez konuşmak yerine Aydın Bey'e ithafen bir video paylaşmak isterim...
Karadır şu bahtım kara sözüm kâr etmiyor yâra
Yaktın yüreğimi nare eyvah eyvah eyvah ey
Kendim ettim kendim buldum kendim ettim kendim buldum
Gül gibi sarardım soldum eyvah eyvah eyvah ey
Ülkemizin şu anda en yoğun maddesi malum Kürt Açılımı.Açılım henüz uygulanmamasına rağmen gerek medyada gerek siyasiler arasında geniş yankı buldu.Durum öyle bir hale geldi ki her kafadan bir ses çıkar oldu.Bileni bilmeyeni, ağzı olan yumuyor gözünü başlıyor konuşmaya.Abdullah Gül'ün açılımın ilk sinyallerini verdiğinde yanında olan kimseler şimdi açılıma karşı çıkıyor.Birileri de oradan çıkıp çözüm olarak İmralı'yı gösteriyor.
Geçen Ali Kırca'nın Siyaset Meydanı'nda meydana çocuklar indi.Çocukların Açılımı diye başlık atmışlar sözde demokratik açılım hakkında kardeşlik mesajları verecekler.Kimi Türk,kimi Kürt, kimi de Terörist.Biri de konuşmazmı oradan önderimiz Abdullah Öcalan diye.Tam bir rezillik!
Şimdi de müzik yapımcısı Hasan Saltık diye bir şahıs Eurovision'a Kürtçe şarkıyla gidelim diyormuş.İnsan derinden bir düşününce bu kadar da olmaz diyor hakikaten.Güzelim dilimiz varken Kürtçe okumak ta neyin nesidir anlayamadım.
Siyasilerin bir an önce el atıp şu işin başını sonunu bulmaları lazım.Yoksa böyle devam ederse daha bu adam gibi ne dengesizler çıkar piyasaya...!
Geçen Ali Kırca'nın Siyaset Meydanı'nda meydana çocuklar indi.Çocukların Açılımı diye başlık atmışlar sözde demokratik açılım hakkında kardeşlik mesajları verecekler.Kimi Türk,kimi Kürt, kimi de Terörist.Biri de konuşmazmı oradan önderimiz Abdullah Öcalan diye.Tam bir rezillik!
Şimdi de müzik yapımcısı Hasan Saltık diye bir şahıs Eurovision'a Kürtçe şarkıyla gidelim diyormuş.İnsan derinden bir düşününce bu kadar da olmaz diyor hakikaten.Güzelim dilimiz varken Kürtçe okumak ta neyin nesidir anlayamadım.
Siyasilerin bir an önce el atıp şu işin başını sonunu bulmaları lazım.Yoksa böyle devam ederse daha bu adam gibi ne dengesizler çıkar piyasaya...!

Uzun zamandır blog ile ilgili yazmıyorum.Bundan sonra yine eski sıklıkta Blogger'ı geliştirmek adına paylaşımlarım olacak.En yeni eklentiler ve temalar için bizi mailden takip edin.
![]() | Display thumbnails of your most recent Picasa photos. Add it now |
![]() | Share your recent Twitter updates Add it now |
![]() | Show your most recent posts, with optional summaries Add it now |
![]() | Show your most recent comments, with optional summaries Add it now |
Etiketler:
Blogger · blogger eklentileri · blogger son yorumlar · picassa · son yazılar · twitter ekleme
17 Ağustos depreminden bu yana ülkemizde maalesef pek fazla somut adımlar atılamadı.Binlerce kişinin ölümüne ve sakat kalmasına yol açan bu büyük depremin abisi olarak bilinen Marmara Depremi'ni de inkar edemeyiz elbette.Bugüne kadar yapılan tüm araştırmalar da bu kaçınılmaz depremin oldukça şiddetli olacağını gösteriyor.Ancak sanki garantiye alınmışız gibi ciddi anlamda çalışmalar yapılmıyor.Bugün ülkemizde depremi 4-5 saniye önce veren bir sistem var.Ancak İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Mühendislik Fakültesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Oğuz Gündoğdu'ya göre depremi 4 gün önceden bildirecek bir sistem ülkemizde uygulanacak.Deprem hareketlerinin yoğun yaşadığı bazı yerlerde uygulanacak sistem hakkında şöyle bilgi veriyor.
''Fay hattındaki hareketlerle, toprak, su ve havadaki hareketleri sürekli izleyerek bölgenin deprem haritasını oluşturan bu sistem, depremi 4 gün önce haber veriyor. Bu sistem Türkiye'de ilk başta bazı bilim adamları tarafından ciddiye alınmadı. Sistem hakkında bilgi verdiğimiz insanlar, (Japonlar bile depremi önceden tespit edemiyor) dediler. Ancak, Türkiye'de meydana gelen depremler 'sığ' olarak adlandırdığımız, 50-60 kilometre derinde olan hareketler. Bunun için tespitler yapabilmek mümkün. Japonya'daki depremler ise yerin 300-400 kilometre altından geliyor.''
Bizede şunu demek düşüyor.Japonların sallanıp sallanıp yıkılmayan binaları varsa, bizimde dibimizde sığlarımız var karrdeşimm!
Eylül ayının gelmesiyle birlikte sezona ara veren diziler de yavaş yavaş ortaya çıkmaya başladı.O çıktı bu çıktı da bizimkinden ne haber? Bahsettiğimiz dizi elbette Kurtlar Vadisi Pusu.Gladio'nun çekimlerinden dolayı biraz gecikeceğini düşünüyorduk ama çekimler biteli de neredeyse 1 hafta oluyor.Artık vadi ile ilgili ufak tefek şeyler görsek hiçte fena olmazdı hani diyordum ki Vadi ile ilgili Star'da yeni bölümün ilk sinyali verildi.
Son bir haftadır yaptığım gibi her 30 sn.'de bir Star'ı açıyor ve yeni bölüm ile ilgili en ufak bir ayrıntı görmek için sabırsızlanıyordum.Ve büyük gün bugünmüş.Samanyolu - Star Tv arasında durmadan yapmış olduğum geçişler sonrasında bir ara fragmana ortalarında yetiştim.Eski bölümlerden oluşan bir parça hazırlamışlar ve çok yakında diyorlar.Hazırladıkları video'da o biçim olmuş.Eee kanal Aydın Doğan'ın olunca haliyle böyle oluyor.Ne yapalım, olan olmuş.Adamda bk gibi para var.Neyse işte o beklenen fragman...
Link:
En Çok Tıklananlar
-
Burda daha önceleri de İstanbul'un fethini anlatacak olan Fetih 1453 filmiyle ilgili ayrıntılara yer vermiştik hatırlarsanız.Ha çıktı, çı...
-
90'lı yılların veletleri olaraktan çok şanslı bir nesil olduğumuzu sanırım söylememe gerek yok.Hele ki milenyum bebeleri her türlü imkana sa...
-
Şimdi sizlerle paylaşacağım hikaye, köpeklerin insanın en yakın ve sadık dostu olabileceğini kanıtlar nitelikte bir hikaye olacak eminim.D...
-
' Jet Fadıl ' adını son zamanlarda pek bir duymaya başladık.Aslında ilk defa duyulan bir isim değil bu özellikle küçüklüğümden de hatırl...
-
Bugünkü yazımızda sözüm ona internet fenomenleri olan genç değerlerimizi işleyeceğiz efenim.Daha önceleri de sanal ortamlarla insanımızın...
Arşiv
-
►
2011(102)
- Aralık 2011(4)
- Kasım 2011(3)
- Ekim 2011(4)
- Eylül 2011(9)
- Ağustos 2011(9)
- Temmuz 2011(16)
- Haziran 2011(12)
- Mayıs 2011(9)
- Nisan 2011(11)
- Mart 2011(5)
- Şubat 2011(7)
- Ocak 2011(13)
-
►
2010(288)
- Aralık 2010(9)
- Kasım 2010(19)
- Ekim 2010(27)
- Eylül 2010(34)
- Ağustos 2010(29)
- Temmuz 2010(17)
- Haziran 2010(35)
- Mayıs 2010(36)
- Nisan 2010(22)
- Mart 2010(20)
- Şubat 2010(17)
- Ocak 2010(23)
- ▼ 2009(267)
- Aralık 2009(6)
- Kasım 2009(14)
- Ekim 2009(13)
- Eylül 2009(21)
- Ağustos 2009(24)
- Temmuz 2009(17)
- Haziran 2009(31)
- Mayıs 2009(26)
- Nisan 2009(25)
- Mart 2009(34)
- Şubat 2009(33)
- Ocak 2009(23)
-
►
2008(125)
- Aralık 2008(19)
- Kasım 2008(23)
- Ekim 2008(23)
- Eylül 2008(19)
- Ağustos 2008(21)
- Temmuz 2008(14)
- Haziran 2008(3)
- Mayıs 2008(1)
- Şubat 2008(1)
- Ocak 2008(1)
-
►
2007(4)
- Ekim 2007(1)
- Eylül 2007(3)



























